·268 syf.····Okunma: 22 Mart 2019 18:46 Sabahattin Ali, Ömer ve Macide'nin kimi zaman tebessüm uyandıran ve birçok zaman hüzün veren hikayesinin yanı sıra devrin sanat ve edebiyat anlayışına sonradan dahil olmuş Avrupaî tarz dediğimiz batı edebi türlerini (tiyatro ve çeşitli müzikal gösterileri, piyano vb) dönemin kendince fikir sahibi kişileri tarafından hüsn ile karşılaşmasının yanında bunları kendi mecralarında da ortaya koyma çabalarının nasıl yarım yamalak olduğunu ve taklitten öteye gidemediğini göstermiştir. Şekil açısından birebir uyan bu ürünlerin halbuki içinin ne kadar boş ve ruha dokunmadığını gerek Ömer karakterinin ruh sıkıntıları ile gerek Bedri karakterinin müthiş tespit ve tenkitleriyle yahut Macide'nin gittiği meclislerde içten içe yaptığı tahlillerle ortaya koymuştur. Yirminci yüzyılın ikinci yarısındaki bu atmosferi Mehmet Rauf'un da belirttiği gibi bahsi geçen türlerin henüz tam gelişmediğini Sabahattin Ali de gayet ustaca ve tüm çıplaklığıyla gözler önüne sermektedir.