·159 syf.··Beğendi
···Okunma: 22 Mart 2019 04:27 Ünlü polisiye yazarı Agatha Christie'den okuduğum ikinci kitap Sevimli Örümcek oldu. Diğer kitaplarına göre daha az bilinse de genel olarak tatmin ettiğini söylemeliyim. Kitap isminde yazdığı üzere ortada bir örümcek falan yok, belki söz konusu kişiye bir gönderme olabilir. Kitap ismi doğru çevrilmiş yani onda bir sıkıntı yok. Oldukça yalın bir dili var kitabın ve rahat okunuyor. Olayın içine yavaş yavaş giriyorsunuz ve merak ettirici nitelikte gerçekten. Detaylar kısa ve net verilmiş, diğer İngiliz yazarlar gibi uzatmamış kendisi. Agatha Christie bu eserinde kendisinin klasik hale gelen Hercule Poirot ve Miss Marple karakterlerini kullanmamış. Hadiseyi başından sonuna kadar okuyoruz ve ortada esrarı çözmek için dolanan kimseler yok. Hikaye, Janie Cox adında eşini kaybetmiş bir misyoner karısının eski arkadaşı Florence Bravo'nun yanına taşınmasıyla başlıyor. Florence oldukça zengindir ama mutsuzdur, hiç arkadaşı olmadığı için Janie'den kendisine ahbaplık yapmasını ister. Elbette bu dostluk için ona para verir. Charles Bravo adında cimri ve huysuz biriyle evli olan Florence kocasından nefret eder ve boşanmayı düşünür hep. Boşalan evini Mark Ellis adında bir ressama kiralayan Janie çok sevilen biri değildir konakta, sürekli olarak Charles ve annesi Joseph tarafından evi terk etmesi istenir. Janie'nin elinde Florence ile eski aşığı Sir John Gully arasındaki ilişkiyi açıklayan mektuplar önemli bir koz olarak bulunur. Kendisi bu mektuplara güvenerek para almaya ve konakta kalmaya devam eder. Bir anda Charles zehirlenip ölür ve bunun bir intihar mı yoksa cinayet mi olduğu soruşturmaya başlanır. Biz de bu ölümün arkasındaki esrarı öğrenmeye çalışırken, Janie ile Mark'ın aralarındaki ilişkiyi de okuyoruz. Charles denen tipin ölmesine hiç üzülmedim iğrenç bir tipti çünkü. Florence son derece aptal biri, hem Janie'ye hemen kanıyor hem de sevmediği kocası için ağlıyor. Bir de şarap hastası kendisi. Kaynana kitabın en iğrenç karakteri olabilir belki fakat her şeyden şüphelenen tek kişi o. Agatha Christie olabilir o yaşlı kadın bana öyle bir izlenim verdi. Gerçek bir olaydan alıntı olan hikayenin sonunda yazarın tahmini var sadece. Normalde cinayet olduktan sonra öğrenmeye başlarız fakat bu kitapta baştan son kadar izleyici olarak bulunuyoruz. Farklı anlatımı ilginç geldi bana, sürükleyici bir kitap isteyenler göz atabilirler. Kadın erkek ilişkilerinin irdelendiği, aile bağlarının leş kokan rezilliği, ayak takımının küstahlığının işlendiği değişik bir cinayet romanı olmuş Sevimli Örümcek. Bazen ufak bir şüphe her şeyi değiştirir, o kaynana olmasa kitap bu kadar uzun olmazdı zaten. Londra'da geçiyor olaylar fakat o zamanlar Avrupa'ya gitmek diye bir söyleniş var. İngiltere, Avrupa gibi görülmüyor demek o da onların takdiri.