Gönderi

Kendime Etkinlik
Es-Selâmu Aleyküm. Zaman ne de çabuk geçiyor, ömür sessiz sedasız bitiyor. Geçen yılki Ramazan etkinliği daha dün gibi gelirken ve üç aylardan Recep, Şabana doğru son sürat koşarken... vaktin ağzını açıp içine anlam basacak bir şeyler yapmalı. Bu farkındalıkla davranışçı bağımlılıklarla ilgili tez araştırmaları yapar ve manevi rehberlik okumalarına hız vermişken, okumak yetmez pratik de lazım diye düşündüm. Sağolsun bir dostum en azından sistemli yaklaştığım ilk danışanım (deneğim) olma talih ya da talihsizliğine erişti. :) Rutin terapi seyri dışında günlük 10 sayfa Kur'an-ı Kerîm meal/tefsiri okuyup kafamıza takılanlar veya ilhamlarımızı konuşma şeklinde bir pratik geliştirdik. Bu etkinlikte Kuran'ın şifrelerini çözme, sır ve gizemlerini aralama gibi bir hadsizlik değil fakat hayata geçirilebilecek somut manevi ders ve pratikler nasip olursa paylaşmaya çalışacağım. Hedefim günlük 10 sayfaya sadık kalmaya çalışarak Ramazan bitmeden bir döngüyü bitirmek. Dünyanın meşguliyeti içinde bunu alışkanlık haline getirmek zor olsa ve ipin ucu kaçınca kalmaya meyilli olsa da özellikle sabah namazdan güneş doğuncaya kadarki vakitte ki sünnettir, bu okumalar için ayakta kalmaya kendimi alıştırmak ikincil hedefim olacak. Bu mütevazi fakat samimi, sevgi, merhamet, maneviyat, şifa, hidayet, rıza velhasılı yitiğimiz neyse onu arayış trenine hepiniz davetlisiniz!
··2 alıntı·
1 +1'leme
·
11,1bin Gösterim
182 Yorum
Lütfen giriş yapınız.
Fatır Suresi ve Güzel'e Dair; -Güzele bakmak sevap değildir. Güzele güzel bakabilme becerisini gösterebilmek sevaptır. Güzellik her çağın kendine mahsustur. Çünkü o bir evrensel ahlak ilkesidir. Köle ve cariyesine güzel davranmak kendi çağında güzel iken, bu gün kölelik ve cariyeliğin kendisi güzel değildir. ‘‘Kötü işi kendisine güzel gösterilip de onu güzel gören kimse (kötülüğü hiç istemeyen kimseye benzer) mi?..’’(Fatır; 8) -Güzellik, tıpkı tatlı su gibidir, içenlere huzur, güven ve sekinet verir. Çirkinlik ise, tuzlu su gibidir, içenlere acı verir. Eğer, söylediğin bir söz de ve eylemde muhatabın, bir güvene, sekinete ve huzura erişebiliyorsa, o şey güzeldir. ‘‘İki deniz bir değildir. Şu, tatlı, susuzluğu keser ve içimi kolay; şu da tuzlu ve acıdır.’’(Fatır; 12) -Güzellik, aydınlık gibidir, insanın içini ferahlandırır. Çirkinlik ise, zifiri karanlık gibidir, insanın içini karartır. ‘‘Ne de aydınlık ile zifiri karanlık’’(Fatır; 20) -Güzellik bir gölge gibidir, sığındığında bir serinlik, rahatlık ve huzur hissedersin. Çirkinlik ise yakıcı, bunaltıcı ve huzuru bozan yakıcı bir sıcaklık gibidir. ‘‘Ne (serinletici) gölge ile yakıcı sıcak;’’(Fatır; 21) -Güzellik, diriltir insanı, ayağa kaldırır ve hayata bağlar. Çirkinlik ise, öldürür insanı, takatsiz ve halsiz bırakır insanı ‘’Ve ne de diri olanlarla ölüler de bir değildir.’’(Fatır; 22)
Ruh Hekimi
Gönderi Sahibi
Allah güzelliğin akla hayale gelmez boyutlarını açsın size hocam ;)
Ruh Hekimi
Gönderi Sahibi
>>> Sayfa 31-40 <<< "Olur ki, bir şey sizin için hayırlı iken, siz onu hoş görmezsiniz. Yine olur ki, bir şey sizin için kötü iken, siz onu seversiniz. Allah bilir, siz bilmezsiniz." (Bakara, 216) * Manevi Pratik 1 * Sevdiğin ve sevmediğin şeyleri gözden geçir; yiyecek ve içecekleri, kıyafetleri, boş zaman aktivitelerini, aileni, arkadaşlarını, sorumluluklarını. Bunlar arasında nefsinin hoşuna gitmese de sana iyi geldiğini farkettiklerine daha sıkı sarıl, sahip çık; tam tersindense uzaklaşmaya çalış. "Mümin bir cariye, Allah'a ortak koşan bir kadından daha hayırlıdır... İman eden bir köle, Allah'a ortak koşan bir erkekten daha hayırlıdır. Onlar ateşe çağırırlar." (Bakara, 221) * Manevi Ders 1 * Yaşadığımız coğrafya ve zamanda kabul gören sosyal statü anlayışına göre düşük insanları hor görme, onları tercih etmekten imtina etme. Evlenirken eş olarak, evlerde oturma / sohbet ekibi kurarken, iftar daveti verirken, halı sahaya adam seçerken, kendine dost seçerken insan kalitesi olarak, takva olarak değil de sosyal statü olarak sana denk ve senden üstün kişileri gözetiyor, tercih ediyorsan dikkat et. Asansörde şerefsizin önde gideni belediye başkanıyla denk düşmek, boğazından bir lokma haram geçmemiş, bir vakit namazını kaçırmamış kapıcının saygıdeğer karısı ile denk düşmeye göre daha sevimli ise senin için, nasıl bir insan olduğunu sorgula. "Hiçbir kimseye gücünün üstünde bir yük ve sorumluluk teklif edilmez." (Bakara, 233) * Manevi Ders 2 * Manevi olarak güçlenmekten korkma. Şeytanın ağırlaşacak imtihan ve sorumluluklarla korkutarak seni Allah'a yaklaşmaktan geri bırakmasına izin verme. Gücün 1'ken itmen gereken yük 1 ise ve kazancın da 1 ise, emin ol gücün 2 iken itmen gereken yük de 2'den fazla olmayacak ve sen onu eski halinde olduğu kadar hafif hissedeceksin (oranlarsan yine 1); Allah'ın rahmeti, keremi o ki kazancınsa 2'den aşağı olmayacaktır inşallah. ;) "Kimdir Allah'a güzel bir borç verecek o kimse ki, Allah da o borcu kendisine kat kat ödesin. Allah daraltır ve genişletir. Ancak O'na döndürüleceksiniz." * Manevi Pratik 2 * Şimdi bildiğin gibi hepimizin büyülü bir sandığı var, içinde son teknoloji Bireysel Emeklilik Sistemi (Âhir BES 1.1) uygulaması yüklü. Boyut değiştirdiğimiz zaman gardrobumuzdaki kıyafetler, garajımızdaki arabalar ya da çeyiz sandığımızdaki tapular değil bu büyülü sandığa sığdırmayı başardığımız şeyler bizimle (kat kat kıymetlenmiş olarak) gelecek. Para, emek, vakit, alın teri birçok şey için özel bölmesi var bu sandığın. Şöyle bir göz atmaya ne dersin o sandığa bugün, (yarın, arada bir) doluluk oranından memnun olacak mısın bakalım.
Ruh Hekimi
Gönderi Sahibi
>>> Sayfa 91-100 <<< “Sen onların aralarında bulunup da onlara namaz kıldırdığında içlerinden bir kısmı seninle beraber namaza dursun. Silahlarını da yanlarına alsınlar. Bunlar secdeye vardıklarında diğer bir kısmı arkanızda beklesin. Sonra o namaz kılmamış olan diğer kısım gelsin-seninle beraber kılsınlar ve ihtiyatlı bulunsunlar, silahlarını yanlarına alsınlar. Kâfirler arzu ederler ki, silahlarınızdan ve eşyanızdan bir gafil olsanız da size ani bir baskın yapsalar. Eğer size yağmur gibi bir eziyet erişir veya hasta olursanız silahlarınızı bırakmanızda bir vebal yoktur. Bununla beraber ihtiyatı elden bırakmayın. Kuşkusuz Allah kâfirlere alçaltıcı bir azap hazırlamıştır.” (Nisa, 102) * Manevi Ders 1 * Namazın farz kılındığı bu mübarek Miraç gecesinde savaş şartlarında, cephede nasıl namaz kılmamız gerektiğini bize öğreten bu ayeti tefekkür edelim. Namaza açıktan karşı olamayan ancak sosyal hayatta, çarşıda, üniversitelerde onu görmeye dayanamayanların dillerindeki "akşam evinde hepsini kaza edersin” keyfiyetini düşün. Baş kâfir şeytanın silahsız yakaladıklarını nasıl da yoldan çıkardığını, kalplerini nasıl eğrilttiğini görerek ibret al. İhtiyatı ve namazı elden bırakma. “Çünkü namaz müminlere ‘belirli vakitlerde’ yazılı bir farzdır.” (Nisa, 103) “Bunlar, insanlardan gizlerler de, Allah'tan gizlemezler. Oysa O, geceleyin istemediği şeyi kurarlarken onların yanı başlarındadır. Allah, onların yaptıklarını kuşatmıştır.” (Nisa, 108) * Manevi Ders 2 * Esasen münafıklardan bahseden bu ayeti, “bu bize değilmiş” diye geçebilir miyiz? İnsanlardan gizlediğin, onların yanında ertelediğin günahlarına, yalnız kalınca iştahla atılıyor musun? Peki, yalnız kalıyor musun gerçekten yoksa yanı başında her daim seni kuşatan, kollayan Birini umursamıyor musun? “Kim bir kötülük işler, yahut nefsine zulmeder, sonra da Allah'tan bağışlanmasını dilerse, Allah'ı bağışlayıcı ve esirgeyici bulur.” (Nisa, 110) * Manevi Pratik 1 * “Senin yatacak yerin yok” diye kandırmaya çalışan zayıf ve adi üfürükçünün alnının çatına zımbala bu ayeti. Günahım çok diye buhranlara giren dostlarına müjdele. “Allah size Kitab’da: ‘Allah'ın âyetlerinin inkâr edildiğini ve onlarla alay edildiğini işittiğiniz zaman, başka bir söze geçmedikleri müddetçe, o kâfirlerle oturmayın. Aksi halde siz de onlar gibi olursunuz’ diye hüküm indirdi. Muhakkak ki Allah, münafıkların ve kâfirlerin hepsini cehennemde toplayacaktır.” (Nisa, 140) * Manevi Pratik 2 * Amir odasında, memur odasında, sabah yürüyüşünde, akşam oturmasında Allah’ın bir ayetiyle, diniyle, peygamberiyle alay edildiğinde, imkânın olduğu halde o ortamı terk etmiyorsan onlara dönüşeceğini, kalbinin döneceğini, öleceğini hükme bağlamış Allah. Hayata tutun, Allah adına ve kendin için terket! Bu hayatta, canlılığının ve kulluğunun kanıtı olarak dipdiri bir terkediş yazdır meleklere!
Ruh Hekimi
Gönderi Sahibi
>>> Sayfa 601 - 604 <<< "Andolsun akıp giden zamana ki, insan gerçekten hüsrandadır. Ancak, iman edip de sâlih ameller işleyenler, birbirlerine hakkı tavsiye edenler, birbirlerine sabrı tavsiye edenler başka." (Asr, 1-3) * Manevi Pratik * Hakkı ve sabrı "tutsan iyi olur" diye değil de birbirlerine tüm hukuklarını devreye sokarak "vasiyet" edenler, imanlarını amelleriyle bürüyüp muhafaza edenler... İşte onlar, zaman geçtikçe "var" olanlar. Onlardan olabilmek duasıyla... Var olun. Dilimden dökülen bir hakikat varsa Rabbim'in ilhamı, bir yanlış varsa cahilliğimdendir. Bu iki ayı bereketlendiren Allah'a hamdolsun. Başta Eylül Türk ve Melek Sultan olmak üzere bu bereketin göz ucuyla dahi parçası olan tüm güzel insanlara selam olsun.
Ruh Hekimi
Gönderi Sahibi
>>> Sayfa 501- 510 <<< "Ey iman edenler! Eğer siz Allah’a yardım ederseniz (emrini tutar, dinini uygularsanız), O da size yardım eder ve ayaklarınızı sağlam bastırır. İnkâr edenlere gelince, yıkım onlara! Allah, onların işlerini boşa çıkarmıştır. Bunun sebebi, Allah'ın indirdiğini beğenmemeleridir. Allah da onların amellerini boşa çıkarmıştır." (Muhammed, 7-9) * Manevi Ders 1 * Bu ayetleri bugüne dek, öyle de çevrildiği üzere "Allah'ın dinine yardım ederseniz" şeklinde anlamıştım. O büyük İslam davasına yardım ederseniz Allah da size yardım eder diye. Halbuki daha bireysel bir anlamı olduğunu görüyorum bugün. Allah-u Âlem. Allah tüm merhametiyle zaten iyiliğimizi istiyor, tek yapmamız gereken saçmalamayarak, oldukça az olan haramlara dikkat ederek O'na yardımcı olmak. İnkâr edenler, dinin bir kısmını beğenip bir kısmını çağ dışı bulanlar ise ne kadar hayır işlerlerse işlesinler amelleri (ölmeden hidayetlerine vesile olmazsa) boşa çıkacaktır. Allah'tan gelen her şey güzeldir. Allah'ın her hükmü adalettir.
Reklam
Ruh Hekimi
Gönderi Sahibi
>>> Sayfa 311- 320 <<< "Musa: Rabbim! dedi, yüreğime genişlik ver. İşimi bana kolaylaştır. Dilimden (şu) bağı çöz. Ki sözümü anlasınlar." (TâHâ, 25-28) * Manevi Pratik 1 * Hz. Musa'nın bu duasının hem Arapça halini hem de anlamını öğren ve hayatında yeri geldikçe kullan. İslâm medeniyeti ile bağlarını kuvvetlendir. Bizi biz yapan müştereklere sahip çıkarak diğer konularda dilediğince ayrış, özgün ve farklı ol. "Firavun'a gidin. Çünkü o azmıştır. Ona yumuşak söz söyleyin. Belki öğüt alır, yahut korkar." (TâHâ, 43-44) * Manevi Ders 1 * Hayatta karşına çıkan firavunlara karşı bu dersi unutma. Onlar korkmana alışkındırlar, cesaretlenip seni ezerler. Şiddete başvurmandan, kontrolü kaybetmenden çok memnun olurlar zira kanun ve adalet mekanizması ellerinde olduğu için verdiğin kozu çok güzel kullanırlar. Yumuşak ve kontrollü bir güç kullandığında işte o zaman (öğüt alıp yola gelmeyeceklerse) delice korkar, hata yapar, açık verirler. Halkın desteğini yitirdikçe daha da aptallaşırlar. * Manevi Ders 2 * "Her kim de benim zikrimden (Kur’an’dan) yüz çevirirse, mutlaka ona dar bir geçim vardır. Bir de onu kıyamet gününde kör olarak haşrederiz. O da şöyle der: “Rabbim! Dünyada gören bir kimse olduğum hâlde, niçin beni kör olarak haşrettin? Allah, “Evet, öyle. Âyetlerimiz sana geldi de sen onları unuttun. Aynı şekilde bugün de sen unutuluyorsun” der." (TâHâ, 124-126) "O hâlde, onların söylediklerine sabret ve güneşin doğuşundan ve batışından önce Rabbini hamd ile tespih et. Gece vakitlerinde ve gündüzün uçlarında da tespih et ki hoşnut olasın." (TâHâ, 130) * Manevi Pratik 2 * Ayetin "senden hoşnut olalım" diye değil de "hoşnut olasın" diye bitmesinin manasını tefekkür et. Zaten peşinden ne geliyor: "Ailene namazı emret ve kendin de ona devam et. Senden rızık istemiyoruz. Sana da biz rızık veriyoruz. Güzel sonuç, Allah’a karşı gelmekten sakınmanındır." Kulluk ve ibadetlerinle, Allah yolunda zorluk ve haksızlıklara sabretmekle Allah'a ve davasına büyük yardımın olduğunu düşünme, O sana muhtaç değil. Aksine sensin muhtaç olan ve rızıklandırılan.
Ruh Hekimi
Gönderi Sahibi
"Şeytanın birinci yanlışı, Allah Adem aleyhisselâma secde etmesini emrettiğinde dedi ki: -Hayır! Çünkü ben ateşten yaratıldım Adem'se topraktan yaratıldı. Ateş topraktan üstündür! O yüzden secde etmem! Allah'ın emrine baş kaldırmakla günahkâr oldu fakat, O'nun ölçüsüne karşı kendi ölçüsünü getirmekle ise şirke girdi, bir nevi Allahlik iddiasında bulunmuş oldu! Çünkü ölçüyü Allah koyar! O ne diyorsa O! Kimin ya da neyin üstün olduğunun kararını da Allah verir! Allah'ın ölçüsüne karşı kendi ölçüsünü getiremez! Bu bağlamda İslâmî bir emri-yasağı-kuralı duyduklarında 'ama bana göre, bence vs' diye başlayan tüm söylemler şeytanın bu çığırının ardından gitmiş oluyorlar. Bilinmeden fakat çokça yapılan gizli şirke bulaşmıs oluyorlar ne yazık ki.. Allah cümle ümmet-i Muhammed'i güzellikle-şerefiyle uyandırsın inşallah bu onursuz duruma-hatâya-yangına düşmekten." Kıymetli bir kardeşimin yorumunu altına imza atarak ekliyorum. Burada yaptığımız yorumlardan bazıları belki isabetli olmayabilir, sonuçta çeviri okuyoruz ve ilmimiz kısıtlı ancak niyet sahih olduktan, gayret edildikten sonra Allah hatamızı rahmete çevirir ve bildiklerimizle amel ettikçe bize bilmediğimizi de öğretir diye umuyorum. Bununla birlikte dini bir konuda "bence"nin keyfi ve alelade kullanımından sakınıp "ben böyle anladım, Allahu Alem" bilincinde olmalı.