·339 syf.··Beğendi
···Okunma: 05 Nisan 2019 18:32 Cemil Meriç'in okuduğum ilk kitabı.
Kitabı kapattığımda beni en çok etkileyen kısım, hayatının en verimli çağında gözlerini kaybeden bir insanın bu kadar geniş bilgi birikimine sahip olması...
Kitap bi nevi Cemil Meriç'in otobiyografisi. Arayış içinde olan bir insanın fikri yolculuğu. Başlangıçta kendini Marksist olarak tanıtır. Yolcuğu Batı dünyasında devam eder ve Doğu' da son bulur. Aradığına en yakın yer Doğu gibidir. Fakat bi netlik hissettirmez kitap. Kitap bitince "Cemil Meriç şu düşünceye sarılmıştır " diyemedim malesef. Kendisi 'her düşünceye özgürlük ' derken doğru bir yaklaşım sergilediğini düşünemiyorum zira bazen bir düşünceye özgürlük diğerine zulüm olabilir.
Doğu ve Batı yı değerlendirirken aramızdaki uyuşmazlıktan bahseder ve bunu çok açık ve güzel örneklerle dile getirir. Dönemin sözde aydınlarına değinmeden edemez.
Batılı düşünür ve yazarların fikir dünyasına hakim olacak kadar derinlikli bilgiye sahiptir. Kitap bu yönde okuyucuyu zorlayacak nitelikte. Ve tek seferde okunup rafa kaldırılacak bir kitap değil. Fikir dünyamız genişledikçe ve okudukça tekrar tekrar bakılacak bi kitap.
Kitabında bir çok konuya değinmiş. Bazı noktalarda çok kapalı tek bir cümle yazılmış ve derinliğe vakıf olmak imkansız gibi. Bazen 'sanki Cemil Meriç bu kitabı kendine yazmış' gibi hissettiriyor, ondan başkası anlayamaz gibi :)
Kitabın okunması zor gibi olsa da okunmaya değer bir kitap. Bir insan gözlerini kaybetse de çok şey yapabileceğinin kanıtı olması hasebiyle özellikle okunmaya değer..