Gönderi

Bakara/110
"Namazı dosdoğru kılın, zekâtı verin. Kendiniz için her ne iyilik işlemiş olursanız, Allah katında onu bulursunuz. Şüphesiz Allah bütün yaptıklarınızı görür."
Din
·
1 Gösterim
3 Yorum
Bakara /110. Yahudiler kılı kırk yarma hastalığına tutulmuşlardı. Müslümanlara anlaşılması güç ve gereksiz sorular yöneltiyorlar ve onları Hz. Peygamber'e (s.a.v.) aynı soruları sormaları için ayartmaya çalışıyorlardı. Onlar, kendilerinden isteneni yapmalı ve yasaklanandan kaçınmalıdırlar. Güç ve enerjilerini gereksiz çabalarla harcamamalı, aksine önemli meselelere dikkat etmelidirler.
Ebu'l A'lâ el-Mevdudi
Ebu'l A'lâ el-Mevdudi
Tefhimu'l Kur'an (7 Cilt, Küçük Boy)
Tefhimu'l Kur'an (7 Cilt, Küçük Boy)
“Cenâb-ı Hakk, korkasın da fesat çıkarmayasın ve bozgunculuğa kalkışmayasın diye kendisinin alîm, yâni «her şeyi çok iyi bilen» olduğunu bildirdi.” “Çirkin ve kötü sözlere dudaklarını kapatasın diye kendisinin semî’, yâni «her şeyi çok iyi işiten» olduğunu bildirdi.” “Gizli saklı kötülüklere bulaşmaman için kendisinin basîr, yâni «her şeyi çok iyi gören» olduğunu bildirdi.” Nitekim Allâh Teâlâ kullarının bu husustaki mes’ûliyetini şöyle bildirir: “Bilmediğin şeyin (dünyâ ve bilhassa âhıretteki zararını idrâk ve hissedemediğin hatâların) ardına düşme; doğrusu kulak, göz ve kalp, bunların hepsi o şeyden sorumlu olur (hesâba çekilir).” (el-İsrâ, 36)
Aynn oyle
Yorum yapabilmeniz için giriş yapmanız gerekmektedir.