·102 syf.··Beğendi
···Okunma: 17 Nisan 2019 12:19 Harika, 'ben ne okudum' dedirten, nefes kesen bir öykü.
Bu sadece bir incinin öyküsü değil; bu uğursuz, huzursuzluk veren bir talihin öyküsü.
Böyle kitapları aslında sevmem ama sadece huzursuzluk değil ders de verdiği için çok hoşuma gitti herkesin okumasını isterim.
Olurda bir gün başınıza bir talih kuşu konar, ikramiye falan kazanırsanız aklınıza Kino'nun incisi gelsin.
Hiçbir mal varlığı hayattan, aileden daha önemli hale gelmemeli, insanı hırslandırmamalı ya da Kino için konuşursak gerektiğinden fazla umutlandırmamalı. Günün sonunda karnımız toksa, ailemizle birlikteysek, etrafımızda inciye göz dikmiş karanlıklar yoksa bunu kıymetini bilmeliyiz.
Aslında kitabın içeriğini ve ana fikrini şu alıntılar güzelce açıklayacaktır diye düşünüyorum:
-(inciyi bulduklarından dolayı) "Artık ufuklar paramparça olduğundan elektrik yüklü bir güç sarmıştı Kino'yu.""... Ufukların ardında yapayalnız soğuk bir yöreye adım atmıştı."
-"Tanrılar insanların yaptığı planları sevmez, rastlantıya bağlı olmayan başarıdan da pek hoşlanmazlardı. Kino, tanrıların kendi çabaları sonucu başarıya ulaşan kişiden er geç öç alacaklarını da biliyordu."