Gönderi

10/10
·138 syf.··
2019 80. kitabı
98’den bu yana biriktirdiğim Kürtçe müzik arşiviyle, yaklaşık beş bardak çay iki büyük fincan kahve ile akşam dokuz gibi başladığım kitap gece üç gibi bitti. Bir ilk hikayede çok ağladım, bir de son hikayede. İlk hikaye yaşadığım doğduğum topraklardaki misafirperverliği o kadar güzel anlatıyordu ki… İnsanlara sürekli kucak açmayı, asla hayır dememeyi. Fedakarlığı, duygusallığı. Kafamda bir yanda metropollerde, buz gibi soğuk kalplerine ve yüzlere sahip insanlar, bir yanda Anadolu’da yaşayan insanlar. Selo’nun değişi ile insanları kendi aralarına çabuk kabul eden, duygu dünyası zengin yoksul insanlar. Son hikaye ise yüreklerinde “yoksullukla”, acıyla, maneviyatla otobüslere binip, duygunun zayıf olduğu, acıların hatırlanmamaya çalışıldığı sektöre hizmet eden Kürtler için okunacak en ağır hikayelerden biri. Gündelik hayatta o kadar uyarıcıya maruz kalıyoruz ki günün nasıl geçtiğini anlamadan birden yataklarda buluyoruz kendimizi. Sanki hiç bir uyarıcı yoktu Selo ile kitabı yazdığı duvarların arasındaydık ve kitabı o okudu. Geçirdiğim en güzel gecelerden biriydi.
DevranSelahattin Demirtaş · İletişim Yayınları · 20199,9bin okunma
··
31 Gösterim
1 Yorum
Lütfen giriş yapınız.