·184 syf.··Beğendi
···Okunma: 15 Nisan 2012 20:38 Ah on yaşım!
Cümlelere,sözlere nasıl başlayacağımı hiç bilemem ben. Devrik cümleler kurarım. İçimde hiç sönmeyen ateşimdir Jose Maure De Vascencoles! Bir kitaba akıttığım ilk gözyaşımdır. Hayatımın karanlık sokaklarına ilk ışık tutan yazardır. Öyle ezbere cümleler söyleyemem zezeden ama içimden geldiği gibi anlatabilirim. Öyle derinlemesine ustaca inceleyemeyebilirim ama hissetirdiklerini kusursuzca aktarabilirim. Bu sebeple sürçü lisan edersem eğer şimdiden affola...
Nasıl başlasam, bilirsiniz insanları haylazlıkları dayakla söndüreceklerini pusturacaklarını sanarlar. Dövmeyenin dizini döveceği gibi kalıplaşmış sözlere derinlemesine inanan dayağın cennetten çıkma olduğunu savunan insanların arasında biraz haşareyseniz şayet zezeyle yollarınızın çakışmaması imkansızdır.
Çocukluğumdan beri sao paulo caddesinde yürürken zezeyle karşılaşmayı hayal etmişimdir hep. Totoca ya hep iki parça kırgın olmuşumdur. Prens luise hep imrenmiş zezenin onu kandırıp gözünde büyüttüğü hiç olmayan hayvanat bahçesine sahip oldukları için hep kıskanmışımdır. Ah zeze hayat duygusal çoçukları anlamayacak kadar kötü!!
Bundandır hala feli fişeği okuyamayışım. Bundandır hiç şeker portakalına sahip olamayışım. Hatırlarmısın zeze öğretmenin masasında duran vazodaki kimsenin göremediği çiçekleri... Okula yaşıtlarından erken başlayışını... Tüm o güzel şeyleri
Anlatırım sandım ama elim varmıyor yazmaya zeze kaybımızı... Treni ...arabayı... Gidemediğimiz cenazeyi ... Sırtımızdaki kemer izlerini ...öldürdüğümüz babamızı...affedemefiğimiz ailemiz
Özür dilerim zeze özür dilerim
Yine nefesim kesildi,küçük isa çok acımasız...
Ve seni özledim büyük bir parça
Hoşça kal zeze
Ama hep içimde kal...