·214 syf.··Beğendi
···Okunma: 16 Mayıs 2019 14:22 Okumak için geç kaldığım kitaplardan biri daha...
Milli mücadele döneminin okullarda anlatılan resmi tarih öğretileri dışında, o zorlu dönemin yaşam koşullarını, insanların düşüncelerini, durumlarını anlatan kitap ve filmleri daha çok seviyorum sanırım. Çünkü resmi tarih anlayışı bizlere destanlar, kahramanlardan ibaret bir tarih sunarken, olayların perde arkasında neler olduğunu düşündürmüyor...
Yaşanan dramlar nedir, halkın düşüncesi nedir bilmiyoruz.
Yakup Kadri bu kitabında kıyasıya vatan savunması devam ederken anadolunun ortasında, bozkırın göbeğinde yer alan bir köydeki yaşamı anlatıyor bizlere. Köylünün cehaletini, ülke elden giderken savaşa karşı olan ilgisizliklerini irdeliyor. Kendilerine dokunmayacak sandıkları savaşın yaşamlarını nasıl alt üst ettiğini de, yanlışın nerede olduğunu da anlatıyor okurlarına.
Uzun zamandır beni bu kadar etkileyen bir kitap olmadı. Kendi yakın tarihimizin bizlere neden böyle anlatılmadığını anlamak mümkün değil. Böylesi kitaplarla, filmlerle yeni nesiller kendi tarihlerini daha iyi öğrenecek, o zorlukları daha iyi anlayacak, empati kurabilecekler. Düşmanın yalnızca Yunan, Ermeni, İngiliz, Fransız olmadığını, onlardan daha tehlikeli olan cahil, kandırılmaya müsait anadolu köylüsünün, dini kullanan din adamı müsvettelerinin olduğunu bilecekler...
Bu nedenle okumak gerek, okumak ve aydınlanmak gerek...