3/10
·736 syf.··
2019 3. kitabı
Çevremde ki herkes muhteşem, efsane bir karakter, okuduğum en iyi fantastik roman söylemleri duydukça yüreğim kıpır kıpır olmuştu. Kafamı boşaltıp nihayet zevkle okumaya başladım. Yazarın yarattığı fantastik evrene alıştıktan sonra hikaye doyurucu bir şekilde devam etti. Ta ki Kvothe'nin hayatında ki dönüm noktasına kadar. O kırılmadan sonra yazarın yarattığı karakterler sadece boş bir çerçeve gibi Kvothe'ye yardım edip yada olayda bulunup kaybolup gidiyor. Halbuki kırılmadan önce ki karakterler annesi, babası, hocası, kabarede ki insanlar etli kanlı canlı birer doyurucu karakter olarak çıktılar. Yine kırılmadan önce olay akışı bize yani bana "demek en iyi fantastik roman dedikleri kadar var" dedirtti. Çıta yükseldi ama yazar sonra karakterleri boş verdi, olay örgüleri devamlı birbirine benzer konuları içerdi, sadece sayfa sayısını yükseltmek için yazılan çokça benzer konular ve yazar fantastik bir hikaye yazdını unuttu sonra hatırladı zorlama hemde çok zorlama mitolojik bir canavarın bozmasını koydu. Tepkim "ne gerek vardı" oldu. Gerçekten gereksiz bir fantastik öğe çünkü kitap boyunca başta verilen ana fantastik öğeleri 730 sayfada hiç olmazsa burada değinse idi bir tık roman gözümde yükselmiş olurdu. Onun yerine sadece sayfa doldurmalık bir canavar. Bir miktar ana fantastik öğeler hakkında bilgim olsaydı bu canavarı okumak makul olurdu. Okula gelirsek. Ne okuduğu anlaşılıyor sadece gidip geliyor. Öğretmenlerin ise sadece ismi var hiçbir şey öğrettikleri yok. Sadece Kvothe'nin süper zeka dahi olduğunu biliyoruz. En saçma bulduğum olay ise kitabı ismini veren olayı iman gücü ile bulmuş olması. Bide kitapta da bahsi geçen ve çoğu kişinin de yansıttığı Kvothe'nin kadınları. İnanmayın palavra 4 kadın karakter var. Biri kardeş statüsünde sadece iki üç kere karşılaşıyoruz. Diğer iki kız biri revirci hiç anlatılmadı, diğeri üst sınıf onunla da iki üç kere karşılaşıyoruz. Üst sınıfta okuyan kızla aşk yaşayabilirdi ama aşık olduğu kız var. Tabi neden aşık, motivasyonu ne anlamış değilim. Sanki aşık olsun diye yaratılmış bir karakter. Daha eleştiri yapacağım çok konu var ama çoğu spoilersız anlatmak çok zor. Yazarın 3. kitabı yazamaması normal 730 sayfa da nerede ise hiçbir şey anlatmadı. Konuyu toparlamak zor olsa gerek. Mesela 3 kitabın toplamını 100 basamaklı bir merdiven olarak gözümüzde canlandırırsak yazar daha ilk kitabında 4. basamağında. Okuyun diye öneride bulunmak bu eser için çok zor.
Edebiyat
Rüzgarın AdıPatrick Rothfuss · İthaki Yayınları · 20194,601 okunma
·
226 Gösterim
2 Yorum
Lütfen giriş yapınız.
“Kitaptaki en mühim şeyi iman gücüyle bulmuş olması” fjwğfjqlmwor. Düşüncelerinin çoğuna katılıyorum. Seninkine çok benzer bir inceleme yazıp sonrasında biraz tepki alarak silmiştim. Ve sayfa sayısını arttırmak üzere yazılmış sayfaların olduğunu birçok eleştiride gördüm, ben de katılıyorum. Ve dediğin gibi, bir yerden sonra olaylar tekrarlıyor sanki: Sorun çıkıyor, Kvothe ilk korkup sonra zekice bir çözüm buluyor, sorun çözülüyor.
Kitabın bir otobiyografi olduğunu düşünürsek yazarın Kvothe'un etrafındaki karakterlerin çok derinlerine inmemesi normal. Siz kendi hayatınızı anlatırken hayatınıza girip çıkan insanları derinlemesine anlatır mısınız? Ben şu ana kadarki hayatımı anlatsam sınıf arkadaşlarımdan çok bahsetmem mesela, hala hayatımda olanlar veya hayatıma çok büyük etki edenler dışında. Kaldı ki Kvothe birileriyle çok samimi olabilen ve sıkı dostluklar kurup onlara bağlanan biri değil ya da sürekli arkadaşlarıyla takılan, arkadaşlarına ailesinin nasıl öldüğünü bile anlatmadı mesela. Onlara bu çok önemli hikayede fazla yer vermemesi normal. Hikayeye katkı sağladıkları oranda onlardan bahsediyor ve bu yetiyor çünkü fazlasına hikaye açısından gerek yok. Hikayeye girdiklerinde de eğreti durmuyorlar, kişilikleri oturtulmuş, Kvothe'la olan ilişkilerinin mesafesi belli. Kvothe'un hayatındaki en önemli karakter Denna'dan ise şöyle bahsedebilirim; evet onun hakkında neredeyse hiçbir şey bilmiyoruz çünkü Kvothe bilmiyor ve bu Kvothe'un otobiyografisi. Yazar ayriyeten Denna'dan bahsedemez. Neden ona aşık olduğuna gelirsek, insanın birine aşık olmasının nedeni olur mu? Sadece 'O' olduğu için aşıktır. Rüzgarın adını bulmaya gelirsek, herhangi bir kitapta yazmadığına göre nasıl bulunabilirdi? Çoğu kişi arar ve sadece bir kaç kişi bulur. Neden? Çünkü uyuyan zihinlerini uyandıracak kadar güçlenmişlerdir veya bir şey uyuyan zihni uyandırmıştır. Bu şey de bir travma olabilir, örneğin; Kvothe'un yaşadığı. Kaldı ki travma geçtikten sonra tekrar rüzgara seslenemez çünkü uyuyan zihnini tekrar uyandıramaz. Yani iman gücü değil aslında zihnin kontrolünü ele geçirmek veya kontrolü kaybetmek. Fantastik bir kitaptan kastınız sürekli olayların olması, havada büyülerin uçuşması, ejderhaların alev püskürtmesi ise evet haklısınız pek fantastik bir kitap olduğu söylenemez. Bir insanın hayatı her zaman olaylı geçmez, insan eğer üniversite okuyorsa sürekli okula gider, eğer fakirse sürekli para sıkıntısı çekebilir ve tefecilere gidebilir, okulda sevmediği biri varsa onunla sürekli tartışabilir ve bu yüzden disipline gidebilir ve daha diğerleri. Yani dediğim gibi bu Kvothe'un otobiyografisi ve sürekli heyecanlı olaylar yaşayamaz. Her neyse çok uzatmışım yeni fark ettim. Sanırım farklı şeyler bekleyerek başlamışsınız ve bu yüzden tat alamamışsınız. Açıkçası üzüldüm, çünkü bu kitabı çok severim. Begenilmediğini görünce kendimi 'hayır çok güzel ama' diye karşı tarafı ikna etmeye çalışmaktan alıkoyamıyorum.
Tayfun Koyun
Gönderi Sahibi
Cevap için teşekkürler. Ben sadece kendi çapımda değerlendirme yaptım. Neden beğenmediği mi size cevap şeklinde yazdım. Lütfen size cevap olarak değil, kitabın benim açımdan değerlemesi olarak değerlendirebilirsiniz. Kitabın anlatış tarzı otobiyografi olabilir ama karakterlerin hiç anlatılmamış olmasını anlamıyorum. Otobiyografik bir eser olan Amin Maalouf'un Yaşamın Kıyısında kitabı edebi dili ve karakterleri ile okurken büyük bir zevk yaşatmıştı. Annesi, babası, dedesi ve büyükannesi tasviri. Bende kendi hayatımı anlatamam hatta denemem bile ama edebiyatçı olunca anlatılabilir. Amin Maalouf bunu başarıyla yapmış. Belki çoğu kimsenin ilgisini çekmeyen Lübnan'nın hristiyan Arap olan kendini ve ailesini anlatmış. Denna'ya gelirsek. Gerçekten ismini yazınca hatırladım. Karakteri hiç açmadığı için ismini hatırlamadım. Hikayesinden bahsetmiyorum, karakterinden bahsediyorum. İnsan sevdiği ve aşık olduğu birinin karakterini anlatmaz mı? Şu ayrıntıyı unutmayalım kitabı yazdırıyor. Yani kitabın hikayesi başlangıcı çocukluktan büyüme evresi değil. Büyük olan birinin çocukluk anıları. Aşık olduğu kızı anlatırken gözlerinden kıvılcım çıkması lazım. Bence torpil geçmesi lazım. İnsani yön budur. Ama yazar ne yapmış. Kvothe bu kıza aşık. Hiçbir bir mantıklı açıklaması olmamasına rağmen. Ben böyle ana karaktere birde aşk yazalım tarzını sevmiyorum. Nesnel aşk bana tuhaf geliyor. Bence yazar Denna' yı öyle bir anlatmalıydı ki bende Denna'ya aşık olmalıydım. Ben anime de izleyen birisi olarak. Bu rüzgarın adını çağırması kötü animelerin seçimi olarak, devamlı kullanılan bir olgu. Oysa hocaları aktif olsa birşey öğretse tuhaf yada saçma gelse bile bizim kafamızı çorbaya döndürse kötü mü olurdu? Olmazdı bence çünkü derdim " hocalarından birikimini vardı". Yazar sadece olduya bittiye getirip, sanki demiş ki "Kvothe sen seçilmiş kişisin". Bu tür gelişmeler bence kolaya kaçmak. Yazar ne okul hayatını anlatmış nede aç kaldığı anları anlatmış. Devamlı oradan oraya dolaşan birisi var. Aç kaldığında kimsesiz çocuklara bakan kişiyi anlatsaydı hiç olmazsa veda ederken ki hüzünü bana işlerdi. Sıkıntı fantastik olup olması değil kitap olarak kötü. Ayrım yapabileceğim tek nokta anne- babasını kaybedene kadar ki olan süreç güzel işlenmişti. O süreçte ki karakterler ve hikaye mükemmeldi. Beklentim 780 sayfa okuduğum için birşeyler almak ister insan. Mesela uç örnek ama Bülbülü Öldürmek kitabı 280 sayfa aldığım zevk kitaptan müthişti. 500 sayfa daha fazla okuduğum kitapta beklentim olmamasına rağmen en azından ufak bir zevk almak isterdim. 1000 sayfalık Stephen King kitabı O'da 15 yakın karakteri tanıdık, 780 sayfalık kitaptan hiç karakter tanımamak üzücü.