Puan vermedi·261 syf.··
2019 6. kitabı
İngilizlerin kutsal kitaplarında geçen Belzeebub diye isimlendirdikleri şeytanın İbranice adı 'Sineklerin Tanrısı' anlamına gelen Baalzbub'dır. Ve bu da bizi kitabın isminin nereden geldiği hakkında az çok fikir sahibi yapar. Sineklerin Tanrısı'nın insanın nefsini, kibrini beslediği ve onu kötülüğe yönelttiğine inanılır. Kitapta Sineklerin Tanrısı olarak simgeleştirilen domuz başı figürü aslında gerçek gayeleri adada ateş yakmak olan çocukların nasıl domuz avlama tutkularına kapılıp bu amaçlarını unuttuklarını gösterir bize. Hikayede saf iyiliği temsil eden Simon'un, Jack'in gözü dönmüş topluluğu tarafından katledilmesi manidar sahnelerden biridir. Adada var olmayan bir canavarın korkusuyla birbirine kenetlenmiş topluluk, canavar diye korktukları şeyin aslında insan cesedi olduğunu onlara söylemeye çalışan Simon'u ilkel ve canice etlerini ısırarak yok eder. Buna gerçekleri duymak istemeyen insanlar mi dersiniz, yoksa korkularından gözleri kör kulakları sağır olmuş aptal sürüsü mü, bilemem. Halbuki Simon canavarın var olmadığını, hatta insanın canavarını kendisinin yarattığını (gerçekten korku tamamen psikolojik bir durumdur, korkularımız biz istemediğimiz sürece varolmazlar.) çoktan hissetmişti bile. Ormanda Simon ve Sineklerin Tanrısı arasında geçen konuşmada bu durum vurgulanmak istenmiştir. Sineklerin Tanrısı yani kötülük fısıldayıcısı Simon'a "Sen biliyordun değil mi? Sizlerin bir parçası olduğumu biliyordun. Sizlere öyle yakın, öyle yakın, öyle yakınım ki! Her şeyin bozuk gitmesinin nedeniyim ben." derken ve devamında gerçekleri söylemesi halinde diğerleri tarafından yok edileceğini söylerken aslında olan ve olacakların sinyalini vermektedir. Ancak Simon, Sineklerin Tanrısı'nın hoşuna gitmeyecek olan şeyi yapmakta tereddüt yaşamaz ve canavarın var olmadığını söylemek üzere diğerlerinin yanına gider... Peki her şey en başta çok güzel giderken sonradan neden tüm düzen bozuldu ve adadaki her şey zarar gördü? Derin tartışmalardan biri olan varoluşsal iyilik ve kötülük var mı, yoksa sonradan özgür irade yahut belirlenmişlik sonucu kötü veya iyi bireyler mi oluruz ? Yazarın görüşü 'çocuklar melektir.' algısının yanlışlığı, aslında çocukların da birer insan olduğu ve onların da iyi içgüdüleri olduğu gibi kötü içgüdülerinin de bulunduğudur. Yani Golding iyiliği ve kötülüğü çocukların doğuştan getirdiğine ancak sonradan verilen eğitimin, çevrenin etkisinin baskın yönün iyilik mi kötülük mü olacağına hizmet edeceğine inanır. Yüzde yüz iyi olarak gördüğümüz Simon ve yüzde yüz kötü olarak gördüğümüz Roger'ın aksine yazar aslında insanların dış dünyada da, iç dünyasında da iyilik ve kötülüğün çatıştığına inanmaktadır. Schopenhaur'un 'İnsan Doğası Üzerine' adli eserinde belirttiği üzere "Gerçekte vahşi ve korkunç bir hayvandan başka bir şey değildir insan. Biz onu evcilleştirilmiş ve dizginlenmiş haliyle tanıyoruz ki uygarlık dediğimiz şey de budur. Bu yüzden arada bir gerçek tabiatı ortaya çıkarsa dehşete kapılıyoruz. Hukukun ve düzenin prangaları ve zincirleri çözüldüğünde kendi kendisini bütün çıplaklığıyla, insafa gelmez zalimliğinde ortaya koyuyor." Sineklerin Tanrısı William Golding
Sineklerin TanrısıWilliam Golding · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 202597,5bin okunma
··
3 Gösterim
Yorumlar
Lütfen giriş yapınız.