Gönderi

9/10
·140 syf.··
Beğendi
·
2019 14. kitabı
·
29 saatte okudu
·
Okunma: 02 Haziran 2019 17:00
·
Dostoyevski’nin sürgün dönüşü yazmış olduğu bir kitap. Yazarın iç dünyasını belirten “yeraltı” kelimesi, yalnızca bir kelime olmaktan öte “canlı yaşam” dan ne denli soyutlaştırdığı ve insan yaşamlarının bayağılaştırıldığı bir metafor görevi görüyor. Kitap iki bölümden oluşuyor. Birinci bölümde yazarın kendi iç dünyasındaki savaşları yine kendi içinde yaşadığı gelgitlerle ve oluşturduğu psikolojik kaos ortamıyla yarattığı harikulade monolog yer alıyor. Bunu yaparken adeta insanlık adına bir psiko analiz gerçekleştiriyor, insanın kendisine bile itiraf etmekten kaçınacağı bazı gerçekleri gözler önüne seriyor. Bu bölüm kullanılan ağır dil ile verdiği derin mesajlar itibarı ile anlam kayıpları yaşatması muhtemel, bu yüzden sessiz bir ortamda odaklanılıp okunması faydalı olur. İkinci bölümde ise Dostoyevski birinci bölümde yaptığı analizleri yine kendi yaşamış olduğu bir olayı öyküleştirerek örneklendirmiş. Gururunu korumak gayesiyle sergilediği tutarsız davranışları ve dengesiz halleri ile anlık duygu ve düşünce değişiklikleriye aslında insanlığın analizini çok başarılı, bir o kadar da acı ve derin bir şekilde analiz etmiştir. İncelememi kitabın arka kapağında da yer alan kapanış cümleleriyle bitirmek istiyorum: "İnsan olmak, gerçek insan, etiyle kemiğiyle insan olmak bile ağır gelir bize. Utanırız bundan, insan olmayı yüz karası sayarız, benzeri olmayan toplumsal birtakım insanlar olmak için çabalarız. Ölü doğmuş insanlarız biz ve uzun zamandır canlı babaların çocukları değiliz, giderek daha çok hoşlanıyoruz böyle doğmuş olmaktan. Zevk duyuyoruz bundan. Çok yakın bir gelecekte bir şekilde düşüncelerden doğmanın yolunu bulacağız"
Edebiyat
Yeraltından NotlarFyodor Dostoyevski · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 2025159,3bin okunma
·
3 Gösterim
Yorumlar
Yorum yapabilmeniz için giriş yapmanız gerekmektedir.