Dünyanın en iyi aşk hikayesiydi hani? Kitabın sonuna kadar sabırla okudum, süpriz bi şey çıkacak diye. Ama yok. Luis Aragon demiş bunu. Onu da tanımıyorum zaten.
Bir çeşit “asker yolu beklerim, günümü gün ederim” hikayesi.
“Kızı bırakırsan, ya davulcuya ya zurnacıya” atasözünün hikayeleşmiş hali.
Kitaptan kısa bi alıntı:
“- Bir öpücük! diye ısrar ediyordu gençler.
Cemile öpücük veriyor ama yine suya atılıyor, ıslanarak ağırlaşmış örgülü perçemlerini bir baş hareketiyle geriye atarak kahkaha ile gülüyordu.“ (sf.56)
Bir de şöyle acı bir durum var. Kızın kocası örf, adet, gelenek, edep ve haya kıskacında ailesine yazdığı mektuplarda karısına mektubun ancak son cümlesini ayırıp “selam eder, gözlerinden öperim” demekle yetiniyor. Belki daha fazlasını demek istiyor ama diyemiyor. Ama kız bunu nasıl yorumluyor: “O beni hiç sevmedi. Mektubunun en sonunda bana bir tek selâm söylüyordu, o kadar.” (sf.71)
Zalımsın Cemile...