Puan vermedi·192 syf.····Okunma: 08 Haziran 2019 19:50 İlginçtir ki Mevlana'nın önemli eseri olan Mesnevi'sinde yer alan bir küçük öyküden yola çıkarak yazılmış , hafif bir roman gibi duruyor fakat okudukça insanın anlam arayışında yaşadığı olayları bir nasihatnağme gibi süzüyor. Aslında başından beri yanıbaşınızda olan bir hazineyi ancak uzun yolculuklar sonunda fark edebilirsiniz. Tıpkı çoban Santiago’nun yaptığı gibi. Kendi kişisel menkıbesinin peşine düşmüş olan Santiago, bu uğurda yeri gelmiş çoban olmuş yeri gelmiş billuriyeci. Hayatı boyunca peşinden koştuğu kişisel menkıbesi onu aradığı hazineye de kavuşturmuş. Ama hazineden daha önemli olan çok çeşitli tecrübelere sahip olmasını sağlamış. Endülüs’ten kalkıp Mısır piramitlerine yıllarca yolculuk eden Santiago yol boyunca kendi içine bakmayı da ihmal etmemiş. Her gördüğü yeni şey onu heyecanlandırmış. Yeni bir dil öğrenmiş, yeni hayatlara şahit olmuş ve bu hayatlara dokunabilmeyi başarmış. Kişisel menkıbesini yaşamaya karar verdikten sonra karşısına çıkan her zorluğa bir şekilde göğüs germiş. Her vazgeçmeye kalktığında onun amacına ulaşmasını isteyen bir ve tek evren onu tekrar yola getirmiş. Simyacı ile hepimize bir nasihat veriyor aslında. Bu nasihate kulak verelim ve kendi kişisel menkıbemizi yazmaya başlayalım. Kendi hazinemizin nerede olduğunu keşfedelim. Kimi bunu çölde tefekküre dalarak arar kimi ise zeytin ağaçlarına bakarak :) Simyacı’yı okumanızı tavsiye ederim. İyi okumalar... .