-SPOİLER İÇEREBİLİR!️
.
Kitap seksenlerin ortasında babası tarafından terk edilen, okumak ve annesine bakmak için çalışmak zorunda olan Cem ile o sıralarda su kuyusu açma işiyle uğraşan Mahmut ustanın arasında ilerliyor. Mahmut Usta Cem’e işi öğretir, öğütler verir, efsaneler anlatır. Aralarındaki adeta bir baba-oğul ilişkisi oluşur.
Kitapta ilk 90 sayfa su kuyusunu açma çalışmaları ele alınmış. Arazinin yapısı, dönemin şartları öyle ayrıntılı anlatılmış ki ilerlemiyor bir türlü. Biraz sıkıldım ve uzun süre elime alamadım
Bahsi geçen kırmızı saçlı kadın çok gizemli işlenmiş. Merak uyandırıyor. İlk başta önemsiz r ayrıntı gibi gelse de önemli bir karakter olduğunu sonradan anladım.
O ağır ilerleyen kitap 90lı sayfalardan sonra birden beklemediğim bir hızla ilerledi. Tüm gizemler çözüldü. Durum tahlilinden çok olayların nedeni ve sonucu anlatılmaya başlandı.Ortada olmayan karakterler bir anda ortaya çıktı. Kitapta Babayı öldürmek (kral Oidipus) ve Oğulu Öldürmek (Rüstem ile Sührab) temalı iki efsaneden bahsediliyor. Ve kitaptaki karakterlerin bu efsanelerden etkilenip hayatlarını ona göre şekillendirmeleri biraz saçmalık olmuştu. Orhan Pamuk’ un bu eseri romandan ziyade bol entrikalı bir dizi senaryosunu anımsattı bana. Sanki birden yazılmış, her olay ilk akla gelen yere bağlanmış gibiydi.
Sevemedim, bitirmek için çabaladım diyebilirim.