Yazar mısın, dert misin belirsiz.
9/10
·319 syf.··
Beğendi
·
2019 45. kitabı
"Ben Türk değilim, insan değilim, hayvan değilim, tıbbiyeli değilim, felsefeci değilim, aşık değilim, zengin değilim, fertçi değilim, cemiyetçi değilim, milliyetçi değilim. Vafi Beyin ecinnileri arasında oturan, iradesi çarpılmış, bir hafta sonra ne yapacağını bilmeyen, tenbel, hiçbir şeye yaramaz ve ömrünün yarısı Avrupa'da hariciye nezaretlerinde geçmiş, ayyaş, zampara, hedonist, ciddiyetin yalnız hayvanlara yakıştığına inandığı için dünyanın bütün dramlarına kahkahayı basan ve bunun için "Gülener" soyadını alan bir baba ile yarı sanatkâr, yarı deli, erkek düşkünü, veremli ve veremden iki yetişkin kızını kaybetmiş, ayyaş, kokainman, Paris'te okuduğu için kültürlü, genç yaşında ölmüş bir ananın dêsencharte, dêmesuêr, desorientê, dêrucinê, dêgenere bir oğluyum." şeklinde kendini tanıtan Ferit ...id ...it... (kim taktı bu adamın sonuna bu iti) Ferid'in, Vafi Beyin evinde, içinde, hayaletlerin, esrarkeşlerin, somnambüllerin, cinayetlerin ve kabusların şu balkon kapısı ve dolap kadar gerçek, fakat rüya kadar anlaşılmaz oldukları hikayesi. Başlarda, bir acayibin içine düştüm , ben bitirmeden o beni bitirir, dedim yine. Peyami Safa'nın istisnasız her eserinde yaşıyorum bunu. Hastalıklarla, hayallerle dolu her biri. (Beyefendinin eserleri arasında en sevdiğ bu imiş.) Bu adamın içinde bir uçurum var gibi geliyor bana; sürekli kenarında yürüyor zihni. Ağır adımlarla ilerliyor. Bir yanı yaşamak isteği, bir yanı ümitsizlik. Deli gibi yaşamak istiyor ama her an adımını boşluğa atabilir, sanki. Peyami Safa'nın kendine has tarzı ile yabancı kelimeler olduğu gibi, Türkçeleştirmeden yazılmış. Başkası yapsa bu gözümü tırmalar, hoşlanmazdım. Ama burda tatlı bir tarafı var. ... Aşkın gıdası mesafe... Aşk bir meleke.. Aşk bir rüya. Ne çekti bu adam aşkın çelişkisinden. Emin değil hiçbir zaman. Ya kaçıyor ya kaçırıyor. Ama bu adam hasret. Mutluluğa, sadece kendisi için değil, herkes için mutluluğa hasret. Peyami Safa okurken karakterlerini, kitabın konusunu pek öyle takamıyorum kafama (bazıları biraz). Daha çok Peyami Bey'i düşünüyorum. Özlüyorum ben bu adamı. Seviyorum da. İçim sızlıyor düşündükçe. Yanında oturup konuşmadan öylece bakmak istiyorum. Ben bu adamı anlıyorum. İmkansızı düşünüyor ve onun da, eğer beni görseydi, anlayabileceğini sanıyorum. Kitap yorumundan çok yazara olan duygularım dile geldi; olsun, ziyanı yok. Profil benim.
Edebiyat
Matmazel Noraliya'nın KoltuğuPeyami Safa · Ötüken Neşriyat · 201710bin okunma
·
25 Gösterim
Yorumlar
Lütfen giriş yapınız.