·328 syf.····Okunma: 03 Temmuz 2019 18:40 Aman Allah'ım!!
İçinden çıkamadım kronolojinin..
Nasıl bu kadar İnce ince tarih dokur bir yazar.
1932 Ramazan ayının hemen hemen her zamanında yaşanmış olan olayları büyük bir titizlikle kaleme almış Dücane. Şaşırdım mı? Tabi ki hayır. Okumuş olduğum diğer teolojik eserlerinde de durum aynı; titizlikle kronoloji...
Ana konu Atatürk ve Kur'an diyebilirim kitapta.
Atatürk'ün,kimi yerlerde, Kur'an ile ilgili dile getirmek istediğim cümlelerine, kimi yerlerde, Kur'an, Kur'an dili ve Kur'an-ı dile getirenleri küçümseyici cümlelerine rastladım.
Sonuna kadar kendisine katıldığım bir örneği verecek olursam:
Mustafa Kemal Atatürk,sofradakilerden birine namazla ilgili suâller sorduktan sonra, nihayet sıra Kur'an'dan bazı âyetlere gelir. Bu sefer Atatürk, sofradakilere Yâsîn Sûresinden bazı âyetler sorup bunların
tercümesini ister. Orada bulunanlardan bazısı tercümeyi yapabilirken,bazıları da yapamaz. Fakat netice itibariyle hiç kimse Atatürk'ü tatmin
edemez. Bunun üzerine Atatürk ilk muhatabına şu suâli tevcih eder :
— Peki demin sen, "âdeta Allah'la karşı karşıya kalıyorum" dedin ; O'na kendi anlamadığın bir dille hitab ettin.
Bu söylediklerinden sen birşey anlamadığın halde, Allah'ın mutlaka Arapça anladığına nasıl hükmettin?
— Efendim , Kur'an-ı Kerim Arapça nâzil olmuştur da...
— Evet ama, Kur'an-ı Kerim Arabistan'da, Arap milletine kendi diliyle hitab ediyordu. Sorarım size, Allah yalnız Arapların Allahı mıdır ?
— Hayır efendim, Cenab-ı Hak , Rabb'ul-Âlemîn'dir !
— O halde...
— ! ! !
İşte burada Atatürk, Kur'an'in evrenselliğine değiniyor.
Ancak, Hafızlar hakkındaki görüşü "ancak kal kale yaparlar" demesini, ulemayı küçük düşürmesini hiç doğru bulmadım!
'Turkce Kur'an' a karşı çıktıkları için de, 1932 Ramazan ayında ulemayı sarayın alt katında rehin gibi tutup iftar verilmemesini, son derece zalimce buldum.
Bir çok ezberimi bozdu bu kitap. Bunlardan bir tanesi laiklik ilkesinin sadece sözde kalmış olmasıdır.
Zira, Atatürk, devletin yöneticisidir. Bizzat Kur'an ve dini güncellemek istemesi laiklik ilkesinin sadece sözde kalmış olduğuna tek delildir.
Son olarak da, Kur'an ve Kur'an in anlamına muhatab olan herkesin okuması gereken bir kitap diye düşünüyorum..
Keyifli okumalar :)