Bay C. Ve Ben
9/10
·190 syf.··
Beğendi
·
2019 45. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 18 Temmuz 2019 15:06
"Aylak olmak dünyanın en güç işiydi." Karakterimiz C.'nin yaşamına tanık olmak benim için son derece ilginç bir deneyimdi. Kentli insanın, aydın kesimin neler düşündüğünü nelerle meşgul olduğunu anlatmak için çabalayan Yusuf Atılgan kendine has dilinden tıpkı Anayurt Oteli'nde olduğu gibi hiçbir şey kaybetmemiş. Akıcı bir dili olmasa da merak uyandıran olay örgüsü, psikolojik tahlilleri ile okunması gereken yazarlardan biridir Yusuf Atılgan. Kitaptaki zaman kavramı baskın olmamakla birlikte 1950 yılları olduğu anlaşılıyor. Kitapta birçok mekandan bahsediliyor ki Caddebostan o tarihlerde karakterimizin kafa dinlemek için gittiği bir yazlık. Kitapta İstanbul'un değişimi de gözler önüne seriliyor. İnsanların kendilerine has özelliklerinden, huylarından geçmişe dair anıların insanların psikolojilerinde bıraktığı etkilere kadar birçok noktaya değiniliyor. Karakterimiz C.'yi anlamak son derece güç. Ailesi ve özellikle babası ile olan bağı baba oğul ilişkisinin çok daha ötesinde sanki iki ayrı erkeğin savaşı... Hiçbir maddi kaygısı olmayan karakterimiz C. insani ilişkilerinde kimseye bağlılık duymayan fakat yer yer kadın özlemiyle yanıp tutuşan bir kişilik. Kitaba ismini veren bay C.'nin hiçbir sorumluluğu ya da uğraşı yok. Çoğu zaman kendini bir kadının arkasında Tarlabaşı'na çıkan yokuşlarda ya da tramvayda buluyor. Ama asıl amacı bu koca şehirde bir kişiyi bulmak. "O"nu. Ufak bir ev iki çocuk ve ev hanımlığı ile yetinmeyecek o kadını... Babasına benzemekten korkan, kadın erkek ilişkilerini; toplumsal normları ve ödevleri sorgulayan sinema düşkünü bay C. Sanırım en sevdiğim roman karakterlerim arasında yerini aldı. İçki, lokantalar, alışkanlıklar... Bu kitapta her şeyden biraz bulacaksınız. "Okuldan suratımda çürükler, tırnak yaralarıyla döndüğüm günler babam, "-Görürsünüz, adam olmayacak bu çocuk," derdi. Konuşmazdım. Sevinirdim. Babam adamsa ben olmayacaktım." Kitabın bu kısmı beni en çok etkileyen yerlerden biri oldu. Sanırım yalnızca o çağın erkeklerinin sorunu değildi insanın babasına benzemesi. Bu çağın erkeklerinde de aynı hüzün. Bir taraftan o olmak ama diğer taraftan onu reddetmek.
Edebiyat
Aylak AdamYusuf Atılgan · Can Yayınları · 201971,1bin okunma
··
3 Gösterim
Yorumlar
Lütfen giriş yapınız.