7/10
·479 syf.··
Beğendi
·
2019 35. kitabı
·
31 günde okudu
·
Okunma: 18 Temmuz 2019 21:35
Oğuz Atay yorumlamak da okumak da cidden kolay bir iş değil. İnsan çok şey düşünüyor okurken. Çoğumuzun kafası Hikmet Benol'unki sürüsüne bereket düşüncelerle dolu. Bazen gerçekten biz de onun gibi beynimizi yıllık izne çıkarmak istemiyor muyuz sanki? Onun gibi beynimizde düşünceler okyanusu içinde yüzmüyor muyuz? Onun gibi oyunlar yaratıp durmuyor muyuz kafamızda? Roman bir oyunla açılıyor. Sahnenin tiyatro sahnesi gibi açılmasından anlıyoruz koca romanın bize bir oyun anlatmak için yazıldığını. Oğuz Atay Tutunamayanlar'da başladığı tutumu sürdürüyor ve okuyucuya(seyirciye) okuması zor ama izlemesi çok keyifli bir roman sunuyor. Bazen düşünüyorum, benim kafamda bile bunca düşünce dolanıp dururken acaba Oğuz Atay'ın kafasının içinde neler dönüp duruyordu? Romanın bir kısmında Sevgi anlatılıyor ve bu kısımlar Oğuz Atay'ın alışıldık ama normal okuyucuya göre alışılmadık tarzında yazılmış. Yazar neden böyle bir şey yapmış tam olarak bilmiyorum. Sevgi karakterinin aslında Hikmet kadar karışık ve düşüncelerden(oyunlardan) kafası bulanmış biri değil de daha düz bir karakter olmasından kaynaklı olabilir. Ama yazar bu kısımla alışıldık tarzda da ne kadar güzel yazabildiğini kanıtlamıştır kanımca. Bir de Oğuz Atay'ın müthiş alaycı üslubundan bahsetmek istiyorum sizlere. Hangi romanda insan "Ha-ha" kelimesi ile konuşabilir? Kim bir kitapta pijamanın nasıl çıkarılacağını anlatır? Nerede okudunuz hayali bir karakterin oturup kendi kendine konuştuğunu? Bu üslup sizi çoğunlukla güldürüyor ve anlamadığınız bazı yerlerde kitaba daha sıkı sarılmanızı sağlıyor. Sonuç olarak zor ama keyifli bir kitap Tehlikeli Oyunlar. Keyifli okumalar...
Tehlikeli OyunlarOğuz Atay · İletişim Yayınları · 202538,9bin okunma
·
6 Gösterim
Yorumlar
Lütfen giriş yapınız.