Çok zor oldu bu kitabı bitirmek benim için. İnsanın göğüs kafesini bir mengene gibi sıkıştıran satırlar oldukça çok. Yalnız isterdim ki, bir sigarayı en arka sayfasında söndürebileyim. Ne denli vurucu bir kitap olduğu anlaşılsın. Lakin yapamam çünkü kütüphaneye ait. Dili o kadar ağır ki. Çoğu kez sözlük kullanmak durumunda kaldım. Çoğu günler, yürürken veya bir şeylerle uğraşırken aklım hep Mümtaz ve Nuran’a gitti. İstanbul’daki o hallerini düşündüm. İstemsizce karamsar bir havaya soktu beni bu kitap. Bittiği için hem sevindim hem de üzüldüm. Tanpınar’ın okuduğum ilk kitabıydı ve oldukça etkilendim. Bir sonraki Tanpınar kitabı muhtemelen ‘Saatleri Ayarlama Enstitüsü’ olacak. Dili kullanımı, hikayeleştirmesi harika. İyiki Türk Edebiyatı’nda böyle güzel isimlere sahibiz. Daha çok okunması, daha çok anlaşılması dileğiyle. Ha bu arada, ‘Ömrümüzün Romanı’ Huzur’u okumadan bugünün Türkiye’sini anlayamazsınız. Bir yanınız hep eksik kalır. Kitapta kendinizi bulmanızı dilerim.