Gönderi

6/10
·150 syf.··
2019 33. kitabı
İyi güzel hoş da çok gerekli miydi bilemiyorum. Stefan Zweig’ın okuduğum son kitabı olan Ay Işığı Sokağı hakkındaki düşüncelerimin aynılarını besliyorum şu anda. Kısa öykülerden hoşlanmadığımı fark ettim. Sonuçta bu adamlar harika yazarlar olabilirler fakat ekmek parası için de yazdıklarını göz ardı etmemek gerekir. Bu da saygı duyulası ayrı bir unsurdur. Zaten Değirmen kitabının başında da Sabahattin Ali belirtmiş, “İyiyi kötüden ayırma külfetini okuyucuya bıraktığım için özür dilerim.” şeklinde. Adam haklı yahut bizler de kimseleri gözümüzde fazla büyütüp markalaştırmamalıyız diye düşünüyorum. Fakat markalaşma dediğimiz şey de çağımızda hayatta kalmak için dahi gerekli hale gelmiş durumda. Sonuç olarak fanatizmden bir adım daha uzaklaşarak kitabı bir kenara bırakıyorum.
Edebiyat
DeğirmenSabahattin Ali · Yapı Kredi Yayınları · 202555,7bin okunma
··
11 Gösterim
2 Yorum
Sabahattin Ali Değirmen'i yazarken çok ama çok etkilenmiş Zola'dan Bir tek ben mi rahatsız oluyorum Sabahattin Ali'nin Değirmen isimli hikayesinin Emile Zola'nın Medan Geceleri isimli kitabındaki Değirmene Saldırı hikayesi ile birebir aynı oluşundan. Hikaye isimleri bile aynı neredeyse. Medan Geceleri Değirmene Saldırı hikayesinde, değirmen var,değirmencinin güzel kızı var ve değirmen çevresine gelen yeni grupta yakışıklı ama hayta bir delikanlı var. Yeterince tanıdık geldi mi?
Nerde sırça köşkteki kalite nerde degirmen kitabı
Yorum yapabilmeniz için giriş yapmanız gerekmektedir.