Gönderi

Puan vermedi·311 syf.··
2019 99. kitabı
Romanın başından sonuna kadar Necdetin Anadoluya geçmesini bekledim ama olmadı. Kitabı bitirdiğimde bunun neden olmadığının burukluğu vardı içimde. Necdet bu payeyi hakeden bir karakterdi aslında. Hele ki arkadaşı olan Cemilin ona Anadolu mücadelesini anlatırken yaşadığı mahcubiyet sonrasında bunun mutlaka olmasını istedim. Kitabın tamamina gelecek olursak Yine Yakup kadrinin kalemini konuşturduğu bir eserle karşı karşıyayız. Mükemmel işlenmiş karakterler ve bu karakterlerin ruhsal dünyası bir taraftan toplumun bir kesiminin(!) yaşadığı çapraşık ilişkiler ve ahlâkı çöküntünün mükemmel anlatilisi bir yandan. Resmen insanin tadı damağında kalan bir eser olmuş. Necdet ve Leylanin içten içe yaşadığı çekişmeli aşk Necdetin yaşadığı buhranlar Leylanin yaşadığı sinir krizleri öyle güzel anlatılmış ki kâh leylaya sinirleniyor kah Necdete kızıyorsunuz. Daha önce Millî mücadele ve İsgal dönemiyle ilgili kitaplar okuduysanız bu kitabı okurken farkedeciginiz ilk şey Ankaranin canını dişine takmış ülkenin kurtulması için uğraşırken Istanbulun nasıl vurdumduymaz olduğudur. Gerek Captainde gerekse diğer Ingiliz eşrafında gördüğünüz o küstah tavır okurken sizi de çok rahatsız edecek. Yazarın da ara ara romanda belirttiği gibi işgalin sadece fiziki olmadığnı aynı zamanda o dönemde bir zumrenin kendisini fikren ve ruhen de nasıl gönüllü (!) olarak işgal ettirdiğini okuyacaksınız. Bir dönem Fecr-i Atî topluluğu içinde bulunan yazarımız öyle mükemmel ruh tahlilleri yapmış ki okuyana parmak ısırtan cinsten. Kurgusu kişileri olayları ile kendine mükemmel dedirten bir kitaptı.
Edebiyat
Sodom ve GomoreYakup Kadri Karaosmanoğlu · İletişim Yayınları · 20246,7bin okunma
·
19 Gösterim
Yorumlar
Yorum yapabilmeniz için giriş yapmanız gerekmektedir.