Heyecanlı, gerilimi yoğun, ilgi çekici kurgusu ve bol sürprizli polisiye okumak bu son zamanlarda oldukça zorlaştı. Neyi okusam hayal kırıklığı. Hep bir seri katil, peşine düşen polisler ve polislerin aile hayatı. Hepsi de mutsuz, depresif. Maalesef yazarlar bu konuya takılı kalmış. Bunun ötesi yok, farklı bir kurgu yok. Yanlış zamanda yanlış yerde olan insanlar, kötü insanlar, seri katiller, eline silah alıp peşine koşan çaylak polisler bazen de olağanüstü yeteneklere sahip abartılı cesur polisler. Karakterler, mekanlar, olaylar aynı. Peki söyleyin bana, son bir yılda kaç iyi polisiye okudunuz? Eminim cevabınız bir elin parmaklarını geçmez.
Yazar bu kitapta kötülüğün doğasını anlatıyor, seri katilin beynine girip düşüncelerini aktarıyor. Evet karakterler ilgi çekici, seri katilin karanlık dünyasına adım atıyoruz, onun acımasız planlarına ortak oluyoruz, psikolojik gelgitlerine tanık oluyoruz ama bu yeterli olmamış. Artık bitse de kurtulsam dedirtti bana. Çünkü psikolojik tahlilleri yaparken yazar o kadar çok o kadar çok derine inmiş ki, boğulmamak için kendimi mücadele ederken buldum. Kurgu bildik, sürpriz yok, heyecan da yok.