Ne denebilir ki?
Dini hassasiyeti olan, devletine ve milletine gönülden bağlı, bunun yanında yıllarca sınır boylarında düşmanla sayısız cenk etmiş, tecrübe edinmiş, çok zeki bir paşa: Tiryaki Hasan Paşa.
Paşamız her olayda birçokların gördüğünden daha fazla ve farklısını gören birisi. En önemli özelliklerinden birisi de kaza ve kadere olan bağlılığının yanında her türlü tedbiri elden bırakmayan bir zat.
Bu kitapta birçok duyguyu bir arada yaşıyorsunuz. O günkü siyasilerimizi ve ordunun durumunu görünce derinlerden gelen bir 'ahh' dilinize ulaşıyor. Ama her şeye rağmen yine de devletine menfaatsiz bağlı olanların da olduğunu -malesef çok az da olsa- görünce huzur yayılıyor bu kez vücudunuza.
Tiryaki Hasan Paşa'nın Kanije Kalesi'ni müdafasını tüm ayrıntıları ile bu kitapta okuyunca bana hak vereceğinize eminim.
2000'li yıllardan kopup 1600'lü yılların başına seyahat etmek, o dönemki olayları ve Osmanlı'yı bir kenardan izlemek isterseniz bu kitabı okumanızı öneririm.
Allah her daim böyle ferasetli; dinine ve vatanına bağlı devlet adamları bizlere nasip eylesin..