·261 syf.··Beğendi
···Okunma: 07 Ağustos 2019 00:00 En öz haliyle farklı bir bakış açısı sunacağım sizlere.
*Sonuna dair küçük bir ipucu (Spoiler) içerdiğinden kitabı okuduktan sonra bu yazıyı okumanız, sanırım daha iyi olur.
Karakterler: Ralph, Domuzcuk, Jack, Simon ve diğerleridir.
Sosyolojik ve yönetimsel mesajlar da veren Golding;
1- Ralph karakterini Demokrasi,
2- Domuzcuk karakterini Bilgi,
3- Jack karakterini Diktatörlük,
4- Simon karakterini Dini inanç olarak nitelendirmiş olduğu aşikar olup, diğerlerini ise bilgisiz ve yönlendirmeye açık bir toplum olarak nitelendirmiş olduğunu düşünebiliriz.
Bir toplumun kutsalını temsil eden deniz kabuğunu Ralph’in elinde tuttuğunu gören halk demokratik bir yolla onu lider seçiyor.
Jack, yönetme arzusu ve öfkesi ile Ralph’a baş kaldırıyor.
Ardından kurallara uymakta zorlanan ve sorumluluktan sürekli kaçan eğitimsiz halk, onlara eğlence ve gücü vadeden Jack’in etkisi ile demokrasiyi önemsememeye başlıyor. Bu durumu bütün bir itaat etme arzusu ile kullanan Jack, önce demokrasiyi yıkması, sonra da kendine bir kale edinmesi ile devrim yaparak Diktatörlüğünü ilan ediyor.
Jack, hikayenin başından beri en akıllıca kararlar veren Domuzcuk ile sürekli alay edip, onu hiç ciddiye almıyor. Böylece diktatörlüğün bilgiyi ve mantığı önemsemediğini gösteriyor.
Simon, insanları çok sevdiği halde ara ara ormana tek başına giderek yalnız kalmak ister. Canavara inanmayan da tek kişidir. Hikayede mutlak iyilik göstergesi olabilecek davranışlar sergilemektedir. Kendi payı olan etten, dışlanan Domuzcuk’a verir. Küçük çoçukların yetişemediği dallara çıkıp onlara en taze meyveleri sunar. Kimse umursamazken Ralph’a bir tek o yardım etmiştir. Onun ilahi bir figür olduğunu bunlar gibi farklı ve örnek davranışları ile anlayabilmekteyiz. William Golding bir gazeteye verdiği röportajında, Simon’un İsa’yı andıran bir kişiliği olduğundan da bahsetmiştir. Ancak kitapta bilgisiz toplumun desteğiyle var olan diktatörlük, dini de yok edecektir.
Sonlara doğru, daima önemsenmiş olan deniz kabuğunun tuzla buz olduğundan bahsedilse dahi, yazar, kitabın sonunda yine de bizlere demokrasi yönünden hala bir ümidimiz olduğunu da göstermektedir.
Sineklerin Tanrısı, insanlığın içindeki kötülüğü temsil etmektedir.
Detay bilgi için bkz: Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları, Modern Klasikler Dizisi, Çevirmen Mina Urgan’dan Sonsöz.
Ek bilgi:
Kitap, adını cehennemin üç büyük lordundan biri olan Beelzebub’dan alır. Beelzebub, kendi hikayesinde Böcek Tanrısı olarak da anılır, ancak yazar ‘sineklerin’ olarak bahsetmiştir.
Goethe’nin Faust kitabı, Doğubatı yayınları, s.74, 62’nci dipnotta da bahsi geçer.
(Diğer iki cehennem lordu: Lucifer ve Astaroth)