·42 syf.····Okunma: 21 Ağustos 2019 01:05 Türk hikâyeciliğine yenilikler katan, hikâyelerinde şiirsel üsluptan vazgeçmeyen Sait Faik Abasıyanık, çağdaş hikâyeciliğin en başarılı örneklerini sunan kişidir.
“Şimdi Sevişme Vakti”ndeki şiirlerinde doğayı ve insanları basit ancak samimi, hem iyi hem kötü taraflarıyla oldukları gibi anlattığı hikâyelerinin izlerini görmek mümkün veya tam aksi de olabilir, artık hangilerini daha önce yazdıysa.
Eserdeki şiirleri dış mekân şiirleri olarak adlandırıyorum, çünkü genelinde meydanlar, sokaklar, iskeleler, pazar yerleri, kahvehaneler, fırınlar, ormanlar, metruk havuzlar, mesut sahiller, mavi denizler var. Vakitse: “Bazı akşamüstleri, oturur / Hikâyeler yazardım, / Deli gibi!”de dediği gibi akşamüstü ve yazdır.
Esere bütüncül bir bakış açısıyla baktığımızda ise benim en çok dikkatimi çeken şey, kitapta yer alan on sekiz şiirin sekizinde çocuklar, çocukluk veya bu döneme duyulan özlemin olması. Kitabın ilk şiiri, kitaba da ismini veren “Şimdi Sevişme Vakti” adlı şiirde güzel elleriyle kokmuş manifaturacının ayağına fırça sallayan boyacı çocuk var mesela. Şair, çocuğu manifaturacının dört yüz bin lirasına asla değişmeyeceğini dile getiriyor, sonra bu boyacı çocuğun oğlu; Karacaoğlan’dan, Orhan Veli’den, Yunus’tan şiirler okusun istiyor.
İnsanlar işten çıkarken tramvaylardan güzel yüzüyle gülümseyen bir çocuk, Sicilya ormanlarındaki çerden çöpten kulübede mısır ekmeği yiyen bir çocuk, sokakta diz boyu kar varken “Ayakları avucumda” dediği çıplak başka bir çocuk; çayır içinde gülüşen yırtık mintanlı çocuklar, altın kayalara soyunmuş sıska çocuklar ve beraber aynı yaz rüyasını gördüğü çocuklar var Sait Faik'in şiirlerinde.
Altın akşamlarına sarı çocukların tırmandığı: “Hudutsuz ve çitsiz / Perisiz ve cinsiz / Kümesiz ve evsiz / Hâsılı numarasız / Bir memlekete götüreceğim”diyor. Çocukların yaz geceleri, kaba samanların içinde keloğlan hikâyeleri anlattıkları, tahtaları çiçekli öküz arabasının özlemini arkadaşına anlatıyor bir yandan da. Kısacası eserde çocukluğun izlerini yoğun olarak bulmak mümkün.
Marikula’nın birden bire sancılanarak yapacağı, bacakları çevik çocuklar vapura seslenip; “-Hey, kaptan dur!" demesini bileceğinin umudunu taşıyarak: "Doğur Marikula doğur" diyor Abasıyanık.
Keyifli okumalar diliyorum.