·107 syf.··Beğendi
···Okunma: 14 Ağustos 2019 22:32 Para sıkıntısından kaynaklı kendinden yaşça büyük bir tüccarla evlenip evin içinde beş yıldır can sıkıntısı geçiren Lady'nin hikayesi… Eşinin bir sebepten dolayı evinde çalışan Sergey'in Lady'e kur yapmasıyla olaylar başlar.
Nikolay Leskov, mükemmel akıcı bir dille bir çırpıda bitebilecek bir hikaye yazmış. Okumanızı tavsiye ederim. Hatta dilini beğendiğim için yazarın diğer kitaplarına da baktım ama çoğu kitabı maalesef Türkçe'ye çevrilmemiş.
SPOİLER İÇERİR!
Kitabını okuduktan sonra hata edip filmini de seyretmiş biri olarak şunları söyleyebilirim. Gerçekten kitaptan sonra film seyredilmiyormuş! Öyle ki kitap gerçekten çok akıcı ama film ise zaman zaman çok durağan ilerliyor. Maalesef birçok farklılıklar da var maalesef. Kitapta kocasının yeğeninden bahsedilirken filmde bu karakter oğlu olarak geçiyor. Kitapta atın öldürülmesi gibi de bir durum yok. Yazarımız hayvansever :) Lady ve aşığı küçük çocuğu öldürürken yakalanma sahnesini ve sonrasını senarist ana konudan sapmadan değiştirmiş. Film boyunca beklediğim kürek mahkumu sahneleri hiç olmadı maalesef.
Kitapta ters köşe olduğum ve hoşuma giden yer, çocuğu öldürdükten sonra yakalanınca, dedim eyvah kitap bitti, her şey yarım kaldı gibi geldi bir an. Sonra yazarımız, Lady ve aşığını kürek mahkumu yapmasıyla karakterlerin aldatma, öldürme gibi seçimlerini neden yaptıklarını bize anlatmış oluyor. Sergey'in birçok şeyi para için yaptığını ama Lady'nin ise bu adamı gerçekten sevdiğini ve eşini gram sevmediğini hatta nefret ettiği anlıyoruz. Lady, kocasından bıkmışlığı o kadar fazla ki kocasının önünde aşığıyla sevişmesi, onu tahrik etmesi zaten olacakları çoktan planladığını gösteriyor. İşin ilginç tarafı Lady'nin eşinin ölümüne neden olmasında hiç pişmanlık duymayan Sergey'in, küçük bir çocuğun ölümüne neden olduğu için sanırım pişmanlık duyması ve bunu itiraf etmesi. Sergey sanırım bu yüzden Lady'e bundan sonra kötü davranmaya başlar. Oysa çocuğu öldürmeyi ikisi planlanmıştır. Kendi içinde tutarsız, paragöz, çapkın bir adam.
Kitaptaki en can alıcı kısım bana göre, Lady'nin hapishane hastanesinde bebeğini eline verdiklerinde "Tek derdim buydu!" demesi. Yazar burada bizi Lady daha önceden bir çocuk sahibi olmuş olsaydı, diye bizi bir an düşündürüyor.
Ve bizim hayal kurmanızı sağlıyor. Belki de bu çocuk daha önce olsaydı Lady'nin yalnızlığına merhem olabilirdi ve bunlar yaşanmayabilirdi ya da bu kadar karmaşık bir şekilde olmayabilirdi.
İyi okumalar...