Gönderi

3/10
·384 syf.··
2019 5. kitabı
·
5 günde okudu
·
Okunma: 18 Ağustos 2019 13:22
Yazara küstüm, dargın ve öfkeliyim. Bağır çağır kavga edelim istiyorum, ne açıklama yapabilir ki bana? Operadaki Hayalet dünyanın en güzel aşk romanı olabilirdi, ne var ki böylesi büyüleyici bir konu ancak böylesi mahvedilebilirdi! Yazar bizi anlattığı olayın gerçekliğine inandırmaya o kadar kafayı takmış ki, romanın bir operada ve 1800lerde geçiyor olmasının müthiş gotikliğinin, çirkinliği yüzünden annesi tarafından dahi dışlanmış oysa ki gelmiş geçmiş en iyi operacı olan hayaletin tutkulu aşkının, müzik meleğiyle sanatının doruklarına çıkan Christine'in sanat tutkusuyla dünyevi aşkı arasında gidiş gelişinin tadını çıkarmamıza müsade etmiyor bir türlü. Hiç gerek duymadığımız karakterleri getirip duruyor karşımıza, istiyor ki hikayenin geri kalanını komiser mösyö anlatsın, ya da araştırmacı gazetecinin bilmem hangi kaynakları kafamızda hiçbir şüphe bırakmasın. Yahu, biz zaten inanacaktık ki, öyle hazırdık yani ah yazar, sandığın kadar da sorgulamayacaktık üstelik acaba operadaki hayalet bir insan mı, gerçekten hayalet mi yoksa "the phantom of the opera is there, inside your mind" dediği gibi sözlerin, sadece Christine'in kafasında yarattığı bir düş mü diye. Ne vardı sanki operadaki hayaleti illa korkunç görünümlü bir "iskelet" olarak tanıtacak ve onu ucuz bir korku filminin düşük bütçeli hayaletine çevirecek? Biz zaten kabul edecektik onun bir takım insanüstü olayların müsebbibi olabileceğini, duvarların arasından geçen operadaki hayalet Erick olduğunu. Hem onu bize illa böyle tasvir edeceğim diye tutturmasaydın da, kitabın başlarında dokundurduğun gibi Christine'in her ne kadar Raul'e aşık olsa da opera hayaletini asla bırakamayacağına içlensek çok muydu? Ne diye esirgedin bunu bizden? Ne mükemmel olurdu Christine'in de için için hayaleti sevdiğine inansak ama imkansız olduğundan bu aşk, sırf da bu yüzden salıverdiğine onu hayaletin, izin verdiğine Raul yüzlü dünyevi aşkına koşmasına. Ama yok, kitabına "Operadaki Hayalet" adını verdiysen illa hayalet olacak seninki, illa düşecek o avize ve öyle de menem bir hayalet olacak ki bu, kitabın son 150 sayfasını sadece ama sadece onun işkencelerine ayıracak, ne Christine'in ne Raul'ün ne de hayaletin iç dünyasından bize zındık koklatmayacaksın! Fakat ne kadar uğraşırsan uğraş, Operadaki Hayalet'i bizden alamazsın. Biz bu gotik hikayeyi düşünecek, kulağımızda şarkısı çalarken bu eşsiz konuyu kendi kalplerimizde yeniden ve yeniden şekillendireceğiz. Christine'i düşünecek, hırs ve tutkusunu, sanatını ve sanatın vazgeçilmezliğini anlamaya çalışacak, Raul'e üzülecek ama en çok, en çok da hayaleti seveceğiz. Sırf son beş sayfada onu bize sevdirmek için çaresizce çırpındın diye değil, biz öyle olmasını istediğimiz için. Operadaki hayaletin, Paris operasının tavan aralarında Christin'e aşık olması, ona dersler vererek onu vasat bir şarkıcıdan ilahi bir sanatçıya yükseltmesi harikulade olduğu için. Christine'in bir taraftan çocukluk aşkı Raul ile mutlu olmak isterken bir taraftan bu sanat doygunluğuna hayır diyememesi ve suratı ne kadar çirkin olursa olsun içten içe Hayalet'in kutsal sanatına aşık olmaktan kendini alamaması en az bir Dostoyevski romanı kadar gerçek, anlaşılır, çaresiz ve dramatik olduğu için. Kısacası Operadaki Hayalet'e rağmen, Operadaki Hayalet için diyecek, hatırlayıp hatırlayıp içleneceğiz.
Edebiyat
Operadaki HayaletGaston Leroux · Martı Yayınları · 20143,805 okunma
··
150 Gösterim
2 Yorum
Lütfen giriş yapınız.
Eylül integram hesabını kaldırdınmı
Ne kadar hoş bir inceleme..🙇🙇🙇🙇 Eriiiiik.. İçim acıdı yine..
Sıradan Okur
Gönderi Sahibi
Merhaba, ben bu son yazdığınızı yeni gördüm kusura bakmayın, bildirim gelmemiş. Evet aynen öyle anlatıyor kitapta zaten sinir bozucu o illa hayalet yapacağım diye tutturmuş işte. Biz de sahnede izleme fırsatı bulduk orda da tabi yüzünün çirkinliğinden ötürü maske takan bir insan tarafından canlandırılıyor ama kitabın güzel bir hikaye anlatmama ısrarından ötürü onlarda da ikinci perde de biraz ne yapacaklarını şaşırmış gibiydiler. Fanfiction fikrine de kesinlikle katılıyorum zaten olacağı o, filmi de en kısa zamanda izleyeceğim hem duyduğum kadarıyla Gerard Butler oynuyormuş :D