SARILARDA İNECEK VAR..
Zaman su gibi akıp geçmişti. Sabah onbirde iskelede buluştuğu arkadaşı şimdi yine onu otobüse bindirmek için iskeleye getirmişti. Sevgiyle bakan simsiyah gözlerle ‘’ Bir gün kalırsın diye düşünmüştüm’’ dedi. Ilık bir deniz esintisi, örgüsünden fırlayan birkaç tutam saçı yüzüne dağıtarak iyice masumlaştırdı sarı kızı. ‘’ Gitmem daha iyi olacaktı ‘’ dedi kadife sesiyle.. Havaalanına giden otobüs durağa yanaştığında son kelimeler de bitmişti. Bu son değildi.. Artık bir ayağı İstanbul’da olacaktı ve her geldiğinde uğrayacaktı.. Değişim başlamış ve olanca hızıyla devam da edecekti. Otobüs hareket ettiğinde saatine baktı, uçağın kalkmasına iki saatten fazla vardı. ‘Valizim yok, çek in de yaptırdım, rahat binerim ‘düşüncesiyle kıvrıla kıvrıla yol alarak cadde ve sokakların arasında daldı gitti. Değişmişti birşeyler..tekrarlar bitecekti.. Sevgiyle bakan simsiyah gözlü arkadaşının elleri de çok maharetliydi. Reset tuşuna basıp ’ eternıl sanşayn of dı sıpotlıs maynd’ hareketi yapmıştı kaldığı dört beş saat zarfında. Üç kritik gün onu bekliyordu artık. Bol su içecek, hayatın olumlu alanında kalmaya çalışacak ve dinlenecekti bol bol.. Ertesi gün izinli olmasını bu yüzden istemişti. Yeni şef ve müdürü bu konuda çok anlayışlı insanlardı çok şükür de hıncahınç dolan bu otobüs neden ağır ağır gidiyordu.. Dalıp gittiği düşüncelerden sıyrılarak tam bir saatin geçtiğini farkettiğinde ‘ bir saatte yetişir miyim ‘düşüncesiyle sırtından ensesine doğru uzayan bir ürperme sarı saçlarını diken diken etmeye yetmişti bile. Telefonundan baktığı yol tarifine göre daha otuzbeş dakika vardı ama otobüs boş yolda bile asfalt altından kayarcasına akıyor gibi yavaşlamıştı sanki. Beş dakika sonra dayanamayıp şoföre sorduğunda gayet lakayd ‘’daha yirmibeş dakka var abla’’ lafıyla bir anda gerilen sarı kızın düğmeye basması bir oldu. ‘’ Kaplumbağa hızıyla gidiyorsun! Uçağını kaçıracak insanlar!!’’ diyip ilk durakta indi. Umrunda bile değildi arkasından ne düşündükleri. Söylemese içine dert olacaktı. Yoldan geçen ilk taksiye el kaldırdığında ‘’ Söyledim şimdi ona dert olsun’’ diye söyleniyordu. Daha yarım saat vardı ve şimdi biner, beş dakkaya iner, rahat rahat binerdi uçağına ama neden durmuyorlardı ki.. Hep mi doluydular.. Taksiye binen ne çok insan vardı.. Geçen yedi dakika ve durmayan taksiler ve çalan tehlike çanları ..kafası mı uğulduyordu yoksa tansiyonu mu düşmüştü anlayamadı.. Hemen yandaki küçük dönerci dükkanındaki adama seslendi. En yakın taksi durağının numarası kesin olurdu onlarda. Kısaca anlattı yirmibeş dakikasının kaldığını ‘hayatta yetişemezsin‘diye ilk tepkisini veren adam yine de yoldan geçen bu sarı belalara ıslık çalmaya başlamıştı bile.. İkinci ıslıkta duran bir taksiye atlarken adama teşekkürleri sunuyor, onu taksiciye emanet edişine, taksicinin ‘’ o iş bende abi ‘’ diyip büyük bir sorumlulukla onu yetiştireceğine söz verişine, ıslık diliyle anlaşabilen bu iki adamın o an orda varoluşuna sonsuz şükrediyordu.. Havaalanına geldiğinde kalan onbeş dakikada tek kelimeyle tüm adrenalin hormonları pik yaparak göz, kulak ve bilinç devre dışı kalmış, tüm vücut uçağa binmeye kilitlenmişti. Flulaşan mekan ve ‘Only you ( youtube.com/watch?v=3FygIKs... )’ şarkısı eşliğinde ağır çekime geçen zaman akışında iyice dağılan sarı saçların havada uçtuğu iki yüz metre engelli koşusunda koşar gibi sonsuz kıvrılan kuyruklardan tek hamlede atlayan, kontrol kapılarından ötmeden geçmek için ayakkabılarını eline alıp beş dakikanın içinde labirentlerden inip çıkarak tee cehennemin dibindeki biniş kapısına varan bir sarı kız vardı.. - Door closed - Kırmızı noktalardan birleşip yanıp sönen yazı donan gözlerden beyne çoktan iletilmişti bile.. Nasıldı yani.. Nasıl olurdu.. Daha on dakika vardı.. Olamazdı.. Oldu bileydi.. Nolacaktı şimdi.. ‘’Ti key nambır van van ziro tu Dalaman……’’ Yavaş yavaş açılan duyulardan ilk kulak açılıyordu demek ki.. ‘’ Hanfendi İzmir’e giden uçağın görevlisine soruyorsunuz farkında mısınız??’’ ‘’ Bilet gişelerinden değiştirebilirsiniz bir sonraki sefere isterseniz!’’ Yaa oluyor muydu öyle.. Nerden gideceğim gişeye.. Yarım saattir dolanıyorum nerdeki bu gişe.. Ben kapıya nasıl geldim ki beş dakikada.. Allahım İstanbuldan gidemiyorum kalsa mıydım ki bi gece.. ‘’ demin uçarak koşan sarı kız değil mi o.. uçağı uçmuş galiba..’’ ‘’ demin kendi uçuyordu şimdi de kafası uçmuş belli.. Bırak elleme geçsin kapıdan demin geçerken ötmemişti zaten..’’ ‘’ ya hanım bu gün bir kızcağız bindi taksiye amma yetiştirdim uçağına.. onun duası mıdır nedir durağa gelene kadar indi bindi baya müşteri aldım.’’ Bileti değiştirmek mi diyorsunuz buna ?? bir bilet parası kadar ek ücret aldınız ama!! Bir sonraki sefer sabah 5.45 de mi?? Neyse mescidde beklerim artık.. ‘’ abla mescidi süpürecem de bi müsaade etsen ‘’ Demin apronda uçağa gel gel yapan kız değil miydi o.. Annesi hastalanmış, babasıyla konuşuyor telefonda. Şu Starbaks ta yirmibeş lira verip bi bardak kahve içer miyim aceba bir gün gelip de.. Yirmibeş liram var ve canım kahve istiyor neden almıyorum ki o kahveyi.. neden hala rahat olamıyorum ki hayatta.. Demek yürüyen merdivenlerin yağ bakımı ve temizliği gece yapılıyormuş.. Gözleri şehla temizlikçi engelli kadrosundan işe girdiğine sevinmiş olmalı nasıl da çalışıyordu canla başla.. Bir anda o kadar insan nereye kayboldu.. İnsanlık nereye gidiyor böyle.. Hani tekrarlar bitecekti .. Uçağı ikinci kez kaçırışım niye.. Sarı saçlarımdan ben mi suçluyum ki.. Eylülde gel.. mesemiydim aceba.. Kasımda aşk başka mı yoksa.. Yok yook.. tüm bunlar o maharetli ellerin marifeti.. Değişti.. değişti birşeyler işte.. İlk gün çetin geçti sadece… i.hizliresim.com/4pQzrp.jpg
··
35 Gösterim
3 Yorum
Lütfen giriş yapınız.
Elinize sağlık, güzel güzel başlamıştı, karıştı sonlara doğru her şey sarı kızın kafası gibi. Tarzınız seçiliyor ama çok net :) Sapsarı tarladaki sarı taksi de güzelmiş. Teşekkürler katkınız için:)
Hatice Mehlika
Gönderi Sahibi
Teşekkürler Erhan bey :) Bi tarz oluşması güzel bir duygu ve bunun farkedilmesi :)
İtiraf edeyim postun tamamını okumadan beğendim 👍
Hatice Mehlika
Gönderi Sahibi
Okusaydınız keşke ama neden böyle bir şey yapma gereği hissettiniz anlamadım
çok hoşuma gitti, elinize sağlık!
Hatice Mehlika
Gönderi Sahibi
Teşekkür ederim :)