·288 syf.··Beğendi
···Okunma: 11 Eylül 2019 20:49 Tebriği fazlasıyla hakeden bir belgesel. Yayınlandığı tarihlerde (1991-TRT) ülkede 12 Eylül darbesinin vesayeti halen sürüyordu ve dolayısıyla belgeselin ortaya çıkmasında emeği geçen ekip, askerlerin tepkisine sebep olmuş ve haklarında bir çok dava açılmıştı.
Tarafsız bir belgesel olduğunu söyleyebiliriz. Yeri geldiğinde asker, yeri geldiğinde Menderes , yeri geldiğinde de İnönü tenkit edilmiş.Ancak yayınladığı dönemin hassasiyetinden olsa gerek demokrat Parti'nin sebep olduğu bazı konulara hiç değinilmemiş yada üstünkörü geçilmiş.( Halk evlerinin kapatılması,6-7 Eylül olayları , Yeşilhisar olayları vs)
Türkiye cumhuriyeti daha önce 3 kez çok partili demokratik rejime geçişi denemiş ancak başarılı olamamıştı. 1946'da Demokrat Parti'yle birlikte tek partili rejim Türkiye için tamamıyla tarih oldu diyebiliriz. Çok geçmeden 1950'de parti Milli Şefi açık ara geçerek iktidarı ele alıyor. Pek çok reformla birlikte zafer sarhoşluğunun vermiş olduğu etkiyle yasaklar , baskılar ve kısıtlamalar da baş göstermeye başlıyor bu yeni hükümette. Ve 10 yıllık iktidarlık, sonuçları aslında çok önceden öngörülen bir şekilde son buluyor. İhtilal..
Geriye dönüp bakalım.. Ülkemizde yaşanan her askeri müdahalenin sonunda , aslında bunun asla bir çözüm olmadığını hatta daha büyük sorunlar yarattığını rahatlıkla görebiliriz. Toplumun , siyasilerin ve askerlerin kendi vicdanlarıyla hesaplaşmasını gerektirecek bir çok talihsizlikler yaşanmıştır bu ülkede. Yıl 2019.. Ve hala değişmeyen , değiştirmeyi bir türlü beceremediğimiz birçok şey var.
Mehmet Ali Birand'ın da dediği gibi:
İnsan kendi kendine "Bu şekilde olmamalıydı , böyle bitmemeliydi " diyor. O zaman gerçek demokrasiye olan tutku daha da artıyor.