·480 syf.····Okunma: 15 Kasım 2009 00:00 Son zamanlarda Osmanlı dönemiyle ilgili kitaplara, özellikle de romanlara merakım arttı. Daha önce yabancı dillerde o ülkelerin geçmiş dönemleriyle ilgili tarihsel kitaplara hep ilgi duymuştum, ama bizde hamasi, milliyetçi ya da saltanatçı romanlar dışında iyi örnekler bulmak pek de kolay değildi.
İskender Pala ismini daha önce duymamıştım. Tabii şiirle, hem de Divan Şiiri ile pek ilgim olmadığı için bu üstadın ismini duymamış olmam belki affedilebilirdi, ama son kitabı Katre-i Matem'i gördüğümde üstadın ne çok eserini kaçırmış olduğumu henüz bilmiyordum. Bu eserlerin çoğu doğrudan doğruya Divan Edebiyatı ve Şiiri ile ilgiliydi, ama ilk romanı Babil'de Ölüm, İstanbul'da Aşk nedense kitapçı raflarında gözümden kaçmıştı. (Daha sonra onu da bulup alacaktım). Yine de bu eksikliğimi gidermek için henüz çok geç değildi.
Katre-i Matem batı edebiyatında örnekleri gün geçtikçe çoğalan "tarihsel polisiye" türünün bir örneği sayılabilir. Her ne kadar öyküyü bir detektif ya da hafiye anlatmıyorsa da benzeri bir yapı var. Tabii bu tür bir çok yapıtta olduğu gibi öykü bir el yazmasında keşfediliyor ve kimin yazdığı bilinmiyor.
Roman oldukça sürükleyici ve Lale Devri'nin ihtişamı içinde kayıp bir şehzadeyi de içeren entrikalar ve cinayetler silsilesini ele alıyor. İskender Pala öyküyü anlatırken olay örgüsününü içine dönem bilgilerini ustalıkla yerleştiriyor, örneğin külhanbeyi teriminin nereden geldiği, Osmanlı döneminde eşcinselliğin yaygın olup olmadığı, Padişah ya da vezirlere sorunlarını iletmek için nasıl Çerağ yakarak yaklaşıldığı, lale çiçeğinin nasıl ülkemizden çıkıp başka ülkelere yayıldığı, o dönemde Osmanlı'da çiçeklerin neden vazoya konulmadığı gibi bilgiler hep satırların arasında veriliyor ve bu okuyucuyu hiç sıkmadan ve fazla didaktikliğe kaçmadan yapılıyor.
Kitabı süsleyen eski tarz gravürler de atmosfere oldukça olumlu bir etki yapıyor.
Sonuç olarak bir Divan Şiiri profesöründen bu kadar okunması kolay ve heyecan verici, bilgi yüklü ama kuru olmayan, yaşayan bir kitap çıkması beni son derece gururlandırdı ve sürekli izleyeceğim bir yazar kazanmanın heyecanını yaşattı.