"Aşka olan inancımı almışlar benden, seninle onu anladım" diyordu ya Maria Puder, haklıydı. O güne kadar hiç kimse Raif kadar tertemiz sevmemişti onu, bütün benliğiyle. Kitabı okurken çoğu cümleleri defalarca okuyup yedirmek istedim ruhuma, içime; sindire sindire olsun istedim. Bir solukta bitsin istemedim bütün hikaye. Kendimi olayın içinde o kadar fazla hissettim ki, bazı yerlerinde Maria'nın kolundan çekiştirip "Ne yapıyorsun sen, kendine gel!" diye kızıp müdahale edesim geldi. Ve hikayenin son sayfalarında artık gözyaşlarıma hakim olamadım, ben okudukça onlar süzülüp gitti. Ben de Raif gibi "Her şeyi, her şeyi, bilhassa ruhumu hiç bulunmayacak yerlere saklamalı"yım şu okuduğum cümlelerden sonra.
Sabahattin AliKürk Mantolu Madonna