Öncelikle bu incelemenin sadece - Gün olur asra bedel - üzerine olmayıp, Cengiz Aytmatovun okuduğum üç kitabı ve Cengiz Aytmatov üzerine olacağı bilgilendirmesini yaparak başlayayım.
~İlk olarak - Gün olur asra bedel-
Kitap, 'Yedigey Cangeldi' nin yakın arkadaşının vefatının ardınan gömülene kadar geçen bir günlük serüvende yaşamına dair hatırladıklarını anlatıyor, bununla beraber yaşadıkları yere çok yakın bir yerde uzay istasyonundan uzaya fırlatılan roket de hikaye içinde hikayeden bağımsız olarak anlatılıyor, bu iki farklı olayın birbirine bağlanılacağını bazı okurlar tarafından düşünülmüş olabilir, iki farklı hikaye yi Cengiz Aytmatov birbirine çok yakın iki yerden birinden uzay çağı yaşanırken diğerinde ki yaşanılan zorluklara dikkat çekmek istediği anlaşılıyor. Bununla beraber romanda beni en çok etkileyen "Ermek" Abutalip in oğlu Ermek 'in bi kaç cümlesi göz dolduracak nitelikte, derinden sarsıyor okuyucuyu.
Ek bir bilgi kitabın içinde ki bir bölümü dönemin sovyet rusya sı kendisi için sakıncalı bularak kırpmıştır yani sansürlemiştir. O bölüm "Cengiz Han a küsen bulut" adı altında başka bir kitap olarak şu an piyasada satılmaktadır.
~Toprak Ana~
Kitabı okumadan önce yeşilçamın efsane filmi Toprak Ana filminin bu kitaptan uyarlandığını hikayenin tıpatıp aynı olacağını düşünmüştüm fakat filmle kitap tamamen bağımsız diyebilirim.
Toprak Ana, şu ana kadar okuduğum romanlar içinde bana en çok samimi gelen kitap. Okurken olan olaylara tanık olmuş hissi uyanıyor okuyucuda. Tolgonay ın gelinine karşı "Werther" için hissedilen (acıma ile üzüntü arasındaki karışık duygunun) onlarca katını hissettim.
Toprak Ana kitabı savaşın ne kadar
Saçma bir şey olduğunu yarattığı acıları çok güzel özetliyor devlet başkanlarına zorunlu okutulması şartı getirilmeli diye düşünüyorum savaşın mantıksızlığını aynı şekilde gözler önüne seren "Tangerines" filmini de öneririm birazdan altta Tangerinesin baş rolü yaşlı adam İvo 'nunda bahsi geçecektir...
~Beyaz Gemi~
Annesi babası tarafından terk edilen dedesi Momun ve üvey ninesi ile birlikte yaşayan bir çocuğun dramatik hikayesi. Kitapta Momun dededen bahsedilirken nedense Tangerines filmindeki İvo karakteri zihnimde canlandı. Asıl hikayeye dönecek olursak şunu söylemek istiyorum, Momun 'un damadı ve eşinden çektikleri, okuyan kişide ankisiyeteye sebebiyet verebilir aman dikkat.
~Cengiz Aytmatov üzerine~
Cengiz Aytmatov bizden birisi, kitaplarından bunu çok net hissedebiliyorsun yazdığı hikayeler, olaylar okurken o kadar gerçekmiş hissi uyandırıyor ki insanda okuduktan sonra kitabın etkisinde kalıyor okuyucu. Çocuk karakterleri okuyucuya çok iyi geçiriyor çocukların ağzından kurduğu cümleler insanı derinden sarsıyor, büyük meziyettir bir yazar için. Vasconcelosun Zeze sine cengiz Aytmatov kitaplarında da rastlayabiliyoruz.
Dramatik hikayeleri okuyucuya çok güzel sunuyor.
O yüzden en beğendiğim yazarlar arasına girmiştir zatı muhterem.
Cengiz Aytmatov okuyun okutun..