Kah neşe ile kah yüreğime saplanan sızı ile okuyuverdim.Yemyeşil oldu gözlerimin önü, rüzgarların sesini odamın içinde duydum.Ağaç deyip geçmiyordum fakat ağaca yeni bir mana yükler oldum.Bilmem hangi ormanda, hangi elce kesilmiş adı sanı bilinmeyen dallardan bir iz taşıyan kitabımın sayfalarını koklarken buldum kendimi.
Biliyordum ama bu kez hıfzettim “İnsanın zalimliğine ağaçlarla kuşlar, böceklerle otlar,hayvanlarla taşlar değil, ancak insan karşı koyabilirdi.Dönüp dolaşıp insanda başlıyordu her şey, dönüp dolaşıp insanda bitiyordu”.
Velhasılıkelam, artık Anadolunun Küçük Prensidir benim için Gürgen dalı.