·408 syf.····Okunma: 09 Eylül 2019 03:48 Yorum hafif spoiler içerir.
Kitabın konusu ilgimi çekip beni umutlandırmıştı ama gidişatı ve karakterleri fos çıktı. Liliana'nın en büyük şüphelisi Geoffrey olmasına rağmen adamla o kadar çabuk samimiyet kurdu ki inanamadım. Hatta gizlice araştırma yapmak için kütüphaneye girdiğinde Geoffrey ile karşılaştılar ve şöyle olaylar oldu:
Geoffrey: Kütüphanemde ne işin var?
Liliana: Şey be-
Geoffrey: Yalan söylüyorsun! Amacın benimle baş başa basılıp beni seninle evlenmeye mecbur etmek! Bunun cezasını çekeceksin!
(Liliana'yı öper.)
Yahu, ne alaka? Hadi kızın amacı gerçekten seni tuzağa tüşürmek olsun. Sen niye öpüyorsun kızı be adam! Bu nasıl bir mantık? Liliana'nın adamın öpücüğüne karşılık vermesi peki? Sen bu adamı babanın katili sanıp buraya gelmedin mi? Adamla daha ilk karşılaşmanda niye öpüşüyorsun? O kadar saçma ki! Bu olaylar kitabın başlarında oluyor. Ama saçmalıklar sadece bu kadarla kalmıyor.
Bir ara Liliana, Geoffrey'in eski çalışanını bulup onun yanına gidiyor, belki bir şey biliyordur diye. O ara Geoffrey de geliyor o çalışanın yanına. Liliana adamla baş başa kaldığı bir ara adam, Geoffrey ile ilgili çok önemli bir bilgiyi Liliana'ya söylüyor. Bunu Geoffrey'e de söyle diyor. E, amca sen söylesene Geoffrey'e! İki adım uzağındaki adama değil de niye elin tanımadığın kadınına söylüyorsun gizli sırları? Bu kitapta niye mantıklı tek bir insan yok? Bu kitapta niye mantıklı tek bir olay yok? Deli ettiniz beni!
Her şey ortaya çıktıktan, tüm düğümler çözüldükten sonra yaşananlar da anlamsız. Yazar ikilinin ilişkini o kadar mahvediyor ki her şey olup bittikten sonra Liliana ve Geoffrey'i okumak da sevimsiz geliyor insanın gözüne.
Yorum yazarken bile bunaldım. Sıkıntıdan patlayarak ve habire gözlerimi devirerek de olsa kitabı bitirebildiğim için kendimi tebrik ediyorum.