Bir nesil Sıdıka'yı dizilerden tanıdı... biz ise harçlıklardan ayrılan parayla aldığımız "gerçek" mizah dergilerinden.. iyi ki...
Bunu "kahrolsun televizyon" filan gibi düşünmeyin.. belki o da çok iyiydi ama denedim ve izleyemedim. Başka kitapların filmini filan izleyince de böyle oluyorum. Bir şeyler yetmiyor, eksik kalıyor..
Okudum, mezun oldum, kazandığım parayla o okuduğum hikayelerin toplandığı kitapları aldım.... tuhaf bir his :)
Ve A.Atalay ne acayip bir adamdı ki kitabın bir yarısında kahkahalar attırıp, diğer yarısında da yalnızlık aletleriyle yeni haşır neşir olduğumuz hayatı ve giden sevgilinin ardından bakmamak için örtüdeki kareleri sayışımızı anlatırdı...
Ondan sonra farkettim bir yerdeki en "komik"lerin ve en çok gülenlerin mutlaka buruk bir tadı vardı, alabilene...
( Di'li geçmiş zaman kullanmam onunla ilgili değil, benim bu keşfimin şimdiye olan uzaklığındandır... yanlış anlaşılmasın :) ) Atilla Atalay