Merhabalaar, açıkçası yukarı hangi alıntıyı bırakırsam bırakayım bir şeyler eksik kalacaktı. O yüzden direkt konuya girmek, bu kitabın insan nefsini ne kadar çırılçıplak bir gerçwklikle ortaya döktüğünü size anlatmak istiyorum. Maalesef bu kitap Sabahattin Ali 'den okuduğum ilk ve tek kitap. Maalesef diyorum çünkü kitabın daha ilk sayfalarından olayların içine girebildim. Kitap bir vapurda Ömer ve Nihat isimli iki arkadaşın sohbetleri ve bir nevi hayat hakkındaki istişareleri ile başlıyor. Bir anda büyük bir sessizliğe kapılan Ömer, arkadaşı Nihat'ın dikkatini çekiyor. Sayfaları çevirmeye devam ettiğimizde Ömer'in vapurdaki suskunluğuna sebep olan şeyin Macide olduğunu öğreniyoruz. Kitap boyu yapılan iç monologlar beni yüzlerce kez Sabahattin Ali'ye hayran bıraktı. Ayrıca ele aldığı konu ise kitabı daha çekici ve etkileyici kılıyor. Bir evliliğin kolay sürüp gitmediğini size sanki yıllarınızın bir tecrübesiymiş gibi hissettiriyor. Ayrıca Macide ve Ömer'in bambaşka hayatları ufak bir süre çarpışsa bile iki farklı yolun asla birleşmeyeceği de açıkça gösteriliyor. Bu kitap Sabahattin Ali'den okuduğum ilk kitaptı ve asla son olmayacak. Umarım okursunuz, sağlıcakla kalın! Eğer okuduysanız fikirlerinizi yazmayı unutmayıın!