Gönderi

6/10
·44 syf.··
Beğendi
·
2019 104. kitabı
Bu bölümü sonradan ilave ediyorum . Ekşi sözlükten aldım. Yazarı biraz daha iyi tanımak için harika bir paragraf. Dil'de, gösteren ve gösterilenin örtüşmesinin mümkün olmadığını , dilin nesnelere tekabül etmediğini ve dilin görevinin nesneleri söylemek olmadığını çünkü dilin kendi kendisine konuştuğunu söylemiştir. dil vasıtasıyla öznenin asla kendini dile getiremediğini düşünür. bu sebeple insanın özgürlüğünün engelendiğini ve insanların aslında dil tarafından konuşulduğunu savunmuştur. Daha okuyamadığım, iz bırakmış kaç yüz ,kaç bin yazar vardır acaba ? Yine vakit geçirmek için kitapçıya girip aldığım ve zevkle okuduğum “ince kitaplardan” bir tanesi. Çok farklı bir kitapçık. “Son söz yerine” Melih Başaran’ın yaptığı inceleme, neredeyse kısa öyküden daha uzun . İşte size kitabın güzel bir tarifi; Bu metin Blanchot’un yazdığı en kısa metin gibi durmaktadır , ancak belirtik ve gizli içeriği onu Blanchot’un edebi külliyatının tamamından daha büyük ve neredeyse hepsini kapsayıcı bir niteliktedir. Peki o zaman küçük bir anının bütün anları , özellikle de bir kişin edebi üretiminin tamamının kapsaması ne demeğe gelir ? Bu anlatı bir kurgu değilse ve “ölüm anım” diyen ve bunu ilerlemiş yaşında , belki de ebedi üretiminin son metni olarak yazan kişinin- metinde denildiği gibi – yirmili yaşlarındaki “ölüm anının retrospektif bir anlatısıysa ,bu kişi bu varsayımsal andan ya ölmemiş ve bildiğimiz eserlerini vermeye devam etmiştir ya da gerçekten ölmüş ve bu eserleri o ölüm anının varoluş bilinciyle yazılmıştır.
Ölüm AnımMaurice Blanchot · Encore Yayınları · 2012245 okunma
·
83 Gösterim
Yorumlar
Lütfen giriş yapınız.