Bir Garip ve Özel Okuma Yolculuğu: Tristram Shandy
9/10
·664 syf.··
Beğendi
·
2019 75. kitabı
·
16 günde okudu
·
Okunma: 14 Ekim 2019 21:21
İnceleme Öncesi Giriş Notu: Bu incelemeyi okumak yerine izlemeyi tercih ediyorum diyenler için: youtu.be/B4hRL6NaPCw Bu kitabı okuması ayrı inceleme yazması da ayrı bir zorluk. 1700'lü Yıllarda yaşamış bir Hristiyan vaizi olan Laurence Sterne, bu kitabı yazarak resmen hem okurla hem de bulunduğu toplulukla dalga geçmiş. Öykü yazanlar ne demek istediğimi daha iyi anlayacaklardır. Bir öyküyü kurgularken arada sapaklar olsa da belirli bir hat üzerinde kurarsınız. Yani yolunuz aslında daha baştan bellidir ama yazarken bazı tali yollara da girersiniz. Fakat bu tali yollar çok değildir. Yani önemli olan ana yoldur. Bu kitapta ise Sterne, romanın en başından sonuna kadar sürekli tali yollarda gezinmiş durmuş. Kendine göre bir roman anlatımı hatta biraz iddialı olacak ama bunu söylemeliyim, romandan çok bambaşka bir tür gibi yazmış kitabı. Gözünüzde lütfen bir demir yolu hattı canlandırın. Tren İstanbul-Ankara seferini yapacakken, vatman kafasına göre canı istediğinde bir Kars'a gidiyor sonra bir Konya'ya sonra da bir İzmir'e gidiyor. Evet sonra Ankara yoluna yeniden giriyor ama o yola girene kadar siz okur olarak savrulup duruyorsunuz. Öykümüzün anlatıcısı daha doğmamış bir çocuk, hatta romanın yarısına kadar da doğmuyor kendisi. Öyle muzip bir anlatıcı ki, sürekli okurla dalga geçiyor. Sterne'ün en büyük iddiası aslında, bir roman yazar nasıl isterse öyle yazılır düşüncesi. Yani anlatım tarzına gem vurulamaz, belirli bir sınır çizilemez diye düşünüyor yazar. Bu kitap yazıldığından üç yüz yıl sonra da ben bir okur olarak yazarın demek istediğine yüzde yüz katılıyorum. Evet yazarın yaptıkları okumayı zorlaştırıyor ama yaptığı şey biçim anlamında o kadar farklı ki kitaptan apayrı bir lezzet almanızı sağlıyor. Açıkçası kitapta tonla karakter var ama bunların kaçı okurun aklında kalır orası muamma. Zaten yazarın amacı da okurun aklında karakterleriyle kalmak yerine yaptığı biçimsel hareketle zihinlerinde yer edinmek. Kitabın okuma olarak zorlayıcı yapısına rağmen ben daha ilk sayfalarda bulunmaz bir cevheri keşfettiğimi fark ettim. Evet, bir okur olarak beni roman birçok kez zihnen başka yerlere göç etmeme vesile oldu ama sonra yine zihnimi romana getirmeye başardı. Zaten, bu kadar çok farklı anlatımlara sapan, ana konudan koparak sürekli farklı şeyler anlatan bir romanın tekrar ana konuya başarılı bir şekilde geri dönüyor olabilmesi de ayrı bir yazarlık başarısı. Roman boyunca sürekli başka yerlere sapıp sapıp tekrar aynı noktaya geri dönülüyor. Bu hem biçimsel anlamda hem de kurgu açısından son derece büyük bir başarı olarak düşünüyorum, hem de 1700'lü zamanlarda. Bir orada bir burada anlatımıyla özellikle klasik anlatıma alışmış ya da okuduğu bir kitaptan yoğun bir içerik bekleyen okuru asla tatmin etmeyecek bir roman Tristram Shandy. Ondandır ki böyle okurların kitaptan uzak durmasını ben naçizane olarak tavsiye ediyorum. Fakat özellikle bir romanın nasıl anlatıldığıyla ilgilenenlerin, biçime önem verenlerin ve de farklı bir şeyler okumak isteyen okurların mutlaka okuması gerekli bir roman olarak düşünüyorum. YKY Kazım Taşkent serisinde olmasına rağmen, kitabın sitede okuma oranının bu kadar düşük olmasının temel sebepleri hem hacimsel boyutu hem de okurları korkutucu anlatımı. Açıkçası ben kitabı okumadan önce 1700'lü yıllarda yaşamış bir kişinin böyle bir roman yazabileceğini asla aklıma getirmezdim. Kitapla ilgili bazı ilginç şeyler duymuş olsam da içine girdiğimde bambaşka bir eserle karşı karşıya kaldım. Farklı bir şey okumak isteyen okurların korkmadan bu kitaba başlamasını tavsiye ediyorum. Karşınızda edebiyat tarihinin en ilginç ve özel kitaplarından biri olacağından rahatlıkla emin olabilirsiniz. Bu incelemeyi romandan bir alıntıyla bitireyim: -Ama onlara gücenmiş değilim- yeter ki bu, dünyaya ders olsun: "Bırakın herkes hikayesini kendi bildiğince anlatsın." Sayfa 641
Tristram ShandyLaurence Sterne · Yapı Kredi Yayınları · 2018368 okunma
··
817 Gösterim
6 Yorum
Lütfen giriş yapınız.
Bu eseri okumak isteyenler için tam bir rehber. Henüz bitirmedim ama kitabın ortalarına kadar gelince, şimdi ne demek istediğini daha iyi anlıyorum. 😊 Çok iyi bir inceleme. Zaten Turhan’ın elinden kötü yazı çıkmaz. (YouTube videolarını izleyenler bilir ki kötü anlatım da çıkmaz.)😉 Ellerine sağlık.
Turhan Yıldırım
Gönderi Sahibi
Çok teşekkür ederim Neşe Hanım. Tristram Shandy benim için çok özel ve döneminin de çok önünde bir eser. Keşke yeni basımı olsa ama maalesef yok. Sizin gibi okurların sayesinde incelemeler ve videolar çok daha değerli oluyor.
İncelemeniz okuma isteğimi daha da arttırdı.Teşekkür ederim bu güzel inceleme için.
Turhan Yıldırım
Gönderi Sahibi
Ben de güzel yorumunuz için teşekkür ederim.
-Ama onlara gücenmiş değilim- yeter ki bu, dünyaya ders olsun: "Bırakın herkes hikayesini kendi bildiğince anlatsın." bu alıntı ve bu güzel inceleme ile korkmadan okuyabileceğime inandırdınız Turhan Bey, kaleminize sağlık.
Turhan Yıldırım
Gönderi Sahibi
Teşekkürler Ferah Hanım. Cidden çok farklı bir kitap ve yazar. Ama okuması da bir o kadar keyifli.