Bu çocukda kim? benim çocukluğum, gençliğim, hayatımın geri kalanımı ?
- Hayır dedi kadın. Bu çocuk Mariamın çocuğu, ne kadar tatlı değilmi Raif.
Okur burada göz yaşlarına hakim olamıyor ve agladıkça açılıyor tekrar tekrar okuyor. hiç değilse ben bi iki üç yıllık ağlamıştım :)
sayfalar o kadar akıcı ve anlatımı kolayki mest ediyor okuyucuyu. bu da Sabahattin Ali nin kaleminin ne kadar güçlü oldugunu gösteriyor bizlere.
Hiç unutmuyorum bu kitabı ilk elime aldıgımda ön yargıya kavuşmuş ve okumamak için elimden geleni yapıyor fakat kitabı elimden düşürmüyordum. ne kadar inatçı bir durum değilmi :)
taa ki ilk okul öğretmenim ile karşılaşana kadar. uzun uzun oturduk ve sohbete koyulduk. konumuz nereden geldi bilmiyorum fakat edebiyattan açıldı ki kendisi de edebiyat öğretmeni. aşk nedir mustafa dediğinde bu konuda cahil olduğumu vurgulamak için susmuştum. peki o halde demişti sana önerim aşk-ı oku bir çok kitabın arasına Kürk Mantolu Madonna yı da sıkıştırmıştı ve özel yeri olduğunu vurgulamıştı. o gün ön yargımı unuttum ve soluksuz eve gidip kitabın ilk sayfasını okşamıştım. emin olabilirsiniz ki benim kitap sevgim bu kitap ile başladı ve ne zaman ki canım sıkılsa ve yapacak birşey bulamasam bu kitabı alıp son on sayfasını okur ve tekrar tekrar kendimi yenilerim. ve derim ki Mustafa eger birgün sever ve aşık olursan, Raif gibi ol ve Sabahattin Ali abinin Aliye ye aşık oldugu gibi aşık ol ve onun gibi sev. bunları yazarken dahi gözlerim doluyor ve herkes gibi ben de en sevdiğim kitabımı sergiliyorum. hoşçakalın :)