Da Vinci şifresi kitabının incelemesi
8/10
·495 syf.··
2019 6. kitabı
Merhaba Uzun zamandır inceleme yazmaya vakit bulamıyordum.Okul hayatının yoğunluğu dikkatimi başka yere yönlendirmemi engelliyordu.Kitap okumayı geçtim resmen başımı kaşımaya ayıracak zamanım yokdu.En azından bir şekilde 4 tane kitap okuyabildim.(bir şekilde diyorum,çünkü okuduklarımın her ayrıntısına hakim değilim).Aylık hedefimi nasıl tamamlayacağım zaten bir muamma.Ama okudum olarak belirttiğim kitapların incelemeleri mutlaka gelecek. Neyse,uzatırsam benim hayatımın incelemesi çıkacak bundan.Dönelim kitaba. Öncelikle bu kitapla tanışmam öyle duygusal ya da soğuk bir şekilde olmadı.Popüleritesini biliyordum.Kısa bir süre içerisinde 80 milyonu aşkın bir satış yakalamak herhangi bir kitap için muazzam bir başarı.Ancak kalitesinden,yeni bir akım başlatıp başlatmadığından emin deyildim.Genelde ilk taşı atanlar mesela Alacakaranlık serisi gibi kitaplar ya da kitap serileri çok satan olurlar.Ancak bu onların iyi olduğu anlamına gelmez.Ben de mesafeli davranmayı sürdürdüm.Araştırma yaparken yazarı ve kitaplarını tanıdım.Beş kitaplık bir serinin ikinci kitabı olması beni biraz tedirgin ediyordu.Belki bir şeyi kaçırır kitabın havasını bozarım diye düşünüyordum.Yanılmışım! Bir itirafta bulunayım:Aslında kitabı okumamak için bahanelerim vardı.Örnek olarak biraz tembellik,beyin yakıcı şeylerle 2 saatten fazla temas kuramama sorunu.Ondan dolayı sadece filmlere ağırlık veriyordum.ancak iyi ki bu serinin filmlerini izlememişim.Kendi kendime "tüm olay bunda,oku bu kitabı"diye söyleniyordum.Kitapda bahsi geçen şeyleri okumadan araştırmadığım için okurken tadı ayrı oldu.Benden tavsiye, kitabı okumadan önce kesinlikle spoiler almayın.Çünkü olaylar bir bir birileriyle bağlantılı.Ben küçük bir spoiler almıştım,kitabın yarısına geldiğimde bir gizemi çözmüştüm. Kitabın en başarılı olduğu konulardan birisi kesinlikle mekanlar.Bundan dolayı kitabın başlarında biraz sıkıla bilirsiniz.Çok fazla anlamadığız,bilmediğiniz mekanlar sizi kitapdan soğuta bilir.Mekan isimlerini google'den arayın.Çünkü yazarın tasvirleriyle orayı hayalinizde gerçeği kadar iyi canladıramazsınız.Bir tarafdan fotoğraflarla uğraşmak kitabın okunma süresini uzattığı için okur sanki 1000 sayfalık kitab okuduğunu sanıyor.Ama yinede okuduğuma deydi.Bir çok müzeyi gördüm,onlara hayali yolculuk yaptım ve tarihlerini kurcaladım.Araştırarak bir çok mimari terimleri öğrendim. Nef,kilit taşı ve başka bir sürü terimler,sözler öğrendikçe okuma zevkim doruğa çıktı.Yazar mekanları tasvir etmeden önce kısaca özet tarihini de ele alıyor.Yani hem mekan görüyor,hem de tarih öğreniyorsunuz.Sıkılsanız bile mutlaka bir araştırma yapın. Hikaye farklı karakterlerin bakış açısıyla anlatılıyor ve devamlı geçişler sizi sıkılmanızı engelliyor.Hikayede geçmişte yaşanmış olaylar da hatırlanıyor.Kitapda okuduğunuz sanatsal konular sadece tarih,müze ve birkaç terimle sınırlı değil.Kitabın adından anlaşıldığı gibi ünlü ressam Da Vinci'nin şifresi gibi bir olgu var.Hikaye ilerledikçe Da Vinci'nin ve diğer ünlü kişilerin esas gizemdeki yerlerine nasıl oturduğunu görüyorsunuz. Eğer dikkatli bir okuyucuysanız kitapdan bir sürü bilgi:bir çok sembollerin anlamaları,kriptoloji ile ilgili ipuçlar,şifreler,hristiyanlık tarihi,tapınak şövalyeleri,kutsal kase,gizemli tarikatlar,ayinler ve s. elde edeceksiniz.İnanın bana öğrendiğim şeyler bana bambaşka bir bakış açısı kazandırdı.Kitapdaki karakterlerden biraz bahsetmek istiyorum.Spoiler olmadan bir şekilde anlatmam gerekirse karakterler çok iyi tasarlanmış,tasvir ve betimlemelerle direk aklınızda detaylı bir figür canlanıyor.Karakter dialokları,kişilikleri ve bunların olayları şekillendirmesini çok iyi farkediyorsunuz. Kitabın konusuna kısaca değinecek olursak,kitab gizem,polisiye türünde diyebilirim.Hikayede akıl oyunları,şifreler,tarikat,polis olguları akıcı bir şekilde işlenmiş. Hikaye ise louvre müze müdürü öldürülmesi ile başlıyor.Bunun üzerine simgebilim uzmanı Robert Langdon bazı olayların içerisine sürükleniyor.Tabii bundan sonra olaylar şekillenmeye başlar.Kitabın sonu nasıl peki diye sorarsanız iyi,anlamlı ve duygusal bir son derim.Mükemmel bir son'mu?Hayır.Ancak iyi bir son diyebilirim.Böyle yüreğimi hoplatacak bir son olmadı.Ancak karakterlerin hikayeleri güzelce tamamlanıyor."Sonu mükemmel değilse okumam"tarzı bir düşünceniz varsa çok şey kaçıracaksınız emin olun.Farklı sorular ortaya çıkıyor ve hikaye onların hepsini bir şekilde cevaplıyor.Hikaye günümüzde değil 2003 yılında falan geçiyor galiba.Bu yüzden bu Fransız polisi de ne yapıyor demeyim.Teknoloji eski.Kitapda artı olarak sayabileceğim daha çok şey.Ancak bazı eksi olarak gördüğüm yanlarından bahsedeceğim. 1.)Bu kitapda "kötü adam esas karakterlerin gizemi çözmesini bekler ve onlara sürpriz yapar.Bir nevi ekmeklerini yer.İndiana Jones filmlerinde ve başka sayısız kitapda bu olgu işlendiğinden bu durum açıkçası bana artık klişe geldi. 2.)Kötü karakterin daha zeki daha planlı olmasını beklerdim.Bir Sherlock Holmes biraz Agatha.C anlatımı üsulu detay,kavram zenginliyi,zeka oyunları daha iyi olsaydı 10 puan verirdim. 3.) Bu kadar tarihi öge,şifre dedik.Ah ah bunların 100 de 100 doğru olduğu fikrine kesinlikle kapılmayın.Açıp bir vikipediyi,yetmediyse gidin tarihi makaleleri okuyun.Dan Brown bu kitabı yayınlandığı dönemde hristiyanlar tarafından büyük tepkiler çekmişti.Kitapda Hz İsa'nın evli olduğu ve bir çocuğunun olması fikrinin savunulması katı hristiyan inacına tamamen tersi.Ancaq qarip olan kısım bazı arap ülkelerinde bu kitabın ders kitabı olarak okutulması. Kutsal kasenin pagan kökenli olması fikri kitapda açık şekilde olmasa da bir şekilde destekleniyor ki bu yanlış bir düşüncedir.Kutsal dişi kavramı putperestlik kökenli kavramdır. Kitapda beğenmediğim tabirler de geçer.Mesela güya eski dinlerin sex kavramına yaklaşımı olumluydu.Konstantinin başlattığı karalama operasyonundan dolayı cinsel istekler hepsi kötülendi ki, bu bilgiyle bir sıkıntım yok.İddia şu ki şimdi var olan büyük dinler güya bu kavramı benimsemiş.Bu çok büyük bir yanlıştır...Çok uzatmaya gerek yok.İlgilendiğiniz kısımları kendiniz araştırabilirsiniz.Özetle kitapda bahsi geçen her olgu,fikir doğru değil bununla beraber olaylar hayali bir kurgu üzerinden anlatıldığından dolayı gerçeklik payı tartışılabilir.Yine de genel olarak kitabı beğendim. 8 puan. Şimdi "Melekler ve Şeytanlar" kitabı okumak için kolları sıvamış bulunmaktayım.Okuduğumda onun da incelemesini yapacağım. Dan Brown kitapları için tarihi yerlere gezilerin düzenlendiğini öğrendim. Nasip olsa birine katılmayı düşünüyorum.
Edebiyat
Da Vinci ŞifresiDan Brown · Altın Kitaplar · 200352,9bin okunma
·
142 Gösterim
Yorumlar
Lütfen giriş yapınız.