·396 syf.··Beğendi
···Okunma: 28 Ekim 2019 10:58 .”Hepimiz insanız o halde ben de onlar gibi bir hayata sahip olmalıyım.” diyerek yaşadığı hayatı, çevreyi, sahip olduklarını kabullenmeyen insanlardan nefret ediyorum.Kitapta anlatılan Emma da bu anlayışta.Romanlarda tanıdığı hayatlara özenip hem kendine hem kocası Charles’e hem kızı Berthe’ye cehennemi yaşatıyor.Bir insanın nasıl bu kadar duyarsız olabileceğine aklım ermiyor.Charles ile Berthe! Siz bunları hak etmediniz.
İlkokulum bir çeşit köy okuluydu.Okulda kütüphane namına sadece dördüncü sınıfın içerisinde bir göz raf vardı, içerisinde de kimin koyduğu bile belli olmayan yirmi civarında Kemalettin Tuğçu kitapları vardı.İlkokul hayatım boyunca okuduğum kitaplar bunlardı.Tuğçu’yu okuyan varsa bilirler, eserlerinde yoğun bir melankoli, keskin bir yoksulluk ve çarpıcı bir hüzün vardır.Arabeski sevmem belki de onlar yüzünden.Emma’nın okuduğu kitapları okusam belki de onun gibi hissedecektim.Edebiyat maalesef bizi fazla etkiliyor.O halde çıkarımım şu ki, okumak önemli ama bilinçli bir okuma çok daha önemli.Yeni nesle okuma alışkanlığı kazandırmak, onlardan faydalanmalarını istiyorsak bilinçli olmalıyız.Bu bilinç de yediden yetmişte herkeste olmalı.Millet olarak daha yolun çok başındayız maalesef!