Sadık Hidayet - Kör Baykuş... Nora Yayınları'ndan çıkan kopyayı okudum. Çok sayıda yayınevi bastı Kör Baykuş'u. Hangi yayınevinin hazırlattığı çeviri daha iyidir bilemiyorum. Bilen varsa yazsın, bir daha okurum bu kitabı. Hakkında çıkan Ortadoğu'nun Kafka'sı yakıştırmalarına takılmadan okumaya çalıştım. Bir yazarı birçok özelliği bilindik bir başka yazara benzettiklerinde keşfedilecek alanların önünü kapatıyorlar. Ne gerek var Balkanların Maradonası, İtlayan Kafka, Avusturya'nın Dostoyevski'si Kör Baykuş uzun bir hikaye. Çağını ve kendi tarihini yük gibi peşinde gezdiren, sıkıntıya her düştüğünde ölümü arzulayan ve ölümle gönlünü rahatlatan; ama hayatın en büyük açmazı olarak ölümü gördüğünden de hayatın içinde bir türlü yer almayan / alamayan birinin hikayesi. Onunla aynı havayı soluyan herkes dolandırıcı, kaba, bencil ve kötü. Kör Baykuş'un anlatıcısı köşe bucak, gerçekle düşlerinin kesiştiği karanlık köşelerde afyonlu şarap içip hayaller kuruyor. Gençken Hindistan'a yaptığı yolculuk kitapta sık sık karşımıza çıkan selvi ağacı, yaşlı adam ve yaşlı adama nilüfer uzatan "göksel bir melek" gibi olan kadına dair ipuçları veriyor. Birtakım varoluşsal problemler var, çağ ve çoğrafya dayatıyor. Hem yerleşik fikirlere hem de İran'ı geri bıraktığını düşündüğü dine eleştiriler getiriyor. O unutamadığı gözler, sevgisini kazanamadığı karısı ve bir parçası olamadığı insan kalabalığının ortasında bir "Kör Baykuş" okudum. Baykuş konan evden cenaze çıkarmış. Sadık Hidayet de bir intiharın provasını mı yaptı acaba bu kitapta? Güzel bir kitap okudum. İyi okumalar... #sadıkhidayet #körbaykuş #dünyaedebiyatı #öykü #hindistan #iran #neokudum #neokusam #bookstagram #book #kitap #kitaplık