Gönderi

BU KİTABI OKUMAYAN KALMASIN!!!
9/10
·556 syf.··
2019 77. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 22 Ekim 2019 01:06
"Eğer okuduğumuz bir kitap bizi kafamıza vurulan bir darbe gibi sarsmıyorsa, niye okumaya zahmet edelim ki?" Franz Kafka'nın dediği gibi bu kitap beni sarstı, beni fazlasıyla rahatsız etti. Duyguların, kelimelerle damara enjekte edildiği kitaplardan bu. Beton yolun iki yanı, birbirine dolaşmış kuru otlardan bir şilteyle  kaplı gibiydi. Her birinin uçlarında ya köpeklere takılmayı bek­leyen yulaf kılçıkları, ya at toynaklarına sırnaşmaya heveslenen  yüksük otları, ya da koyun yünlerinin belası pisi otları hazırdı.  Uyuyan hayat, dağılmanın, yayılmanın fırsatını kolluyordu.  Her tohumda dağılma yetenekleri yaratılıştan vardı. Kıvrık ok­lar, rüzgar için minik paraşütler, ufak mızraklar, dikenler ...  hepsi de kendilerini taşıyacak bir hayvan, bir pantolon paçası,  bir kadın eteği bekliyordu. Hepsi pasifti ama harekete geçecek  donanımları da hazırdı. Hareketsizdiler ... ama birikmiş hareket  yüklüydüler.(s. 19) Kitabın başındaki yaşadığı yerin tasviri ve bu alıntıdaki gibi, geçişlerdeki dinlendirici küçük bölümler bana Yaşar Kemal'i hatırlattı. Aynı tarz, olayların yaşandığı dönem aynı ve çekilen zulümü de göz önüne alırsak iki eserin birbiriyle birçok bağlantısı var gibi. Aynı tarz ve yaşananların izlerini takip ederek ulaştığımız şey bize insanın ne kadar acımasız olabileceğini gösteriyor. İnsanın insana yaptığını bu dünyada başka hiçbir canlı diğerine yapmaz. Tom Joad'ın adımlarıyla başlayan kitabımızda birçok etkileyici konudan bahsedilmiş ama asıl mesele bence aile olabilmenin zorluğu. Anne tabii ki bu zorluğun üzerinden gelebilecek en güçlü kişi. Zor zamanlarda aldığı doğru kararlar ailenin dağılmasını ve kötü duruma düşmesini engellerken, yaptığı fedakarlıklar sayesinde birbirine sımsıkı sarılan bir yumak insan görüyoruz. Dönemin şartlarının altında ezilen halkın geçim derdi, toprak biçer gibi kıtlıktan insanların biçilmesi ve gözü doymaz insanların, bankaların avucuna düşmüş biçare insanlar. Metrobüsler, otobüsler günümüzün işçi kuluçkası. Servis beklenen köşebaşları bundan yüzyıllar öncesinin köle pazarları gibi. İşine mutlu giden var mı cidden? Ordaki asıl yüzlerin kaçı verimli çalışabilir ki bu şartlar altında. Kitabımız yüz yıl önce yazılmış ama aynı şeyi anlatıyor. Metrobüste yolculuk yaparak asgari ücret için çile çeken işçiler = birkaç hasat mevsimine denk gelip üç beş kuruş kazanıp boğazlarından biraz hamur ya da bir parça et geçsin diye yaşam mücadelesi verenlerin mücadelesi. Bir düşünün aile denen kavram nedir? Günümüzde aile olan bireyler çalışıp geçinmeye çabalamaktan başka ne yapıyor ki? Hee Reina'da İnferno Aura'daki BRİDE partisi düzenleyen ailelerden bahsetmiyorum burda(siz de onlardan değilsiniz herhalde).Kıt kanaat geçim derdinden ne birlikte sosyalleşip tatile çıkmaya, yeni yerler, yeni hayatlar keşfetmeye vakitleri var ne de imkanları. Çocuğuyla vakit geçirip onun büyümesini seyreden kaç aile var etrafınızda? Ana baba olarak çalışmaktan, yaşamaya fırsat bulamayan insanlar topluluğu, yani modern köleler. Kayınvalideler-anneler olmasa torunlara bakıcı bulmakta ayrı bir dert tabi. Oysa aile toplumun en küçük yapı taşıdır. Ve bu taşlar sayesinde halk oluşur, ulus oluşur, devlet oluşur. E bu aile içindeki yaşam bıçak kemiğe dayanmış halde yaşanarak nasıl sağlam bir toplumun temelini oluşturabilir ki bir düşünün. Size güncel bikaç örnek veriyim. Kendiniz de erken kalkarsanız görürsünüz. Kendi bulunduğum çevrede 8.00'da işte olmak için sabah 6.00 da kalkıp otobüsle yol çeken insanlar var. Metrolarla İstanbul trafiğini, büyük şehirlerin çilesini ise hiç sormayın. Peki ne için bunca dert? Çalıştığımızın karşılığı nerde derseniz onu da söyliyim. Manavın önünden geçerken meyve sebzeleri görüp canı çekmesin diye çocuğunun gözlerini kapatan babanın çaresizliğinde. m.haberler.com/intihar-girisim... Ölen oğlunu saatlerce yol yürüyerek şehre çuval içinde götüren babanın imkânsızlığında. google.com/amp/www.milliye... Bunlar gibi daha onlarca örnek var. Biz yüz sene önce yazılmış bu eserdeki trajedileri günümüzde yaşıyoruz. Söyleyecek çokta fazla söz yok aslında bu konuda. Ama daha acı şeyler de var. Kısır döngü. Kapitalist sistemin zengini daha çok zenginleştirip, fakirinse kıçındaki dona göz koyacağı, soyup iyice soğana çevireceği adi sistemin eseri. Devletin holdinglerin, milyon dolarlık transferler yapan spor kulüplerinin, kan emici müteahhitlerin borçlarını silip asgari ücretle çalışan işçinin vergi dilimini yükseltmesi ve kazandığımız paranın daha bizim elimize geçmeden suyunu çekmesi... Alım gücünün azalıp vergilerin  ve hayatta ihtiyacımız olan her şeyin fiyatının durmadan yükselmesi. Halkı çalışmaya muhtaç kılması, düşünmeye fırsat vermemesi ve koyunlaştırıp gütme politikası buna en güzel örnektir. SON DAKİKA İncelemeyi yazdım ve paylaşmayı düşünürken TV de yeni bir haber... Tatil vergisi. Tatilde otellerde kalanlardan konaklama vergisi alınacak. Otelin yıldızına ve kalınan güne göre 8 tl ile 16 tl arası günlük vergi alınacak :))) Hoş geldiniz. Yeni ülkemiz "Vergiye" KİTABI OKUYANLAR İÇİN BİR ESER vintagebillboard.com/2019/06/13/hucr... Kitap dediğin böyle olur işte. Pulitzer ödülünü de kapıp götürür. Küçük Tom Joad, Annesi ve Peder’in sırtına yüklenmiş bir kitaptı. Dilliyle, olayların akışıyla, okuyucuyu düşünüp geçişlerde hafif ve rahatlatıcı betimlemelerle süslemesi, karakter yoğunluğuna rağmen pürüzsüz anlatımla. Yazarın içtenliğine diyecek laf yok. Duygu ve düşüncelerini, bileklerini kullanıp kalemle, kağıda akıtmış. Bu tamamen yazarın kalitesinin eseri. Fareler ve İnsanlar'dan sonra okuyup beğendiğim 2. eseri. Diğer kitaplarını okumak için sabırsızlanıyorum.
Gazap ÜzümleriJohn Steinbeck · Sel Yayınları · 202045,6bin okunma
··
15,4bin Gösterim
22 Yorum
Lütfen giriş yapınız.
Sınav sorusu olarak hazırladım bu eseri ..Yarın en çok okucam kitap ismi bu olur umarım☺️
Ayhan GÜVEN
Gönderi Sahibi
Umarım doğru cevap verirler :))
Bir yıl önce okudun. Hâlâ etkisindeyim.
Ayhan GÜVEN
Gönderi Sahibi
Kesinlikle etkisinden çıkılmayacak bir kitap.
Genelde kitapları yarım bırakmıyorum .Kısa sürede de biter .İnceleme için teşekkürler .
Ayhan GÜVEN
Gönderi Sahibi
Rica ederim keyifli okumalar
İncelemeyi görünce kitaplığıma baktım ve orda mevcut olduğunu görünce çok mutlu oldum .Hemen okumaya başlayacağım .Umarım aynı tadı alırım .
Ayhan GÜVEN
Gönderi Sahibi
Umarım siz daha çok keyif alırsınız. Kitabın ilk sayfalarında farklı bir bakış var hayata ve tasvirlerle süslü. Bu sizi sıkmasın. Ve kitabı yarım bırakmayın ne olursa olsun 😊
Şuan okuyorum ve gerçekten çok güzel gidiyor
Ayhan GÜVEN
Gönderi Sahibi
Keyifli okumalar :)
Reklam
Gazap Üzüm’leri hiç unutamadığım ve etkisinden kurtulamadığım bir kitap.Yıllar önce okumuştum .Bu yıl tekrar okudum. Ve gördüm ki ben de bıraktığı etki hiç değişmemiş. Gazap Üzümleri ,Fareler ve İnsanlar Jonh Steinbeck’in mutlaka okunması gereken muhteşem eserleri .İnceleme için teşekkürler. 🙏👌✌️
Ayhan GÜVEN
Gönderi Sahibi
Kesinlikle etkisi değişmeyecek ve eskimeyecek kitaplardan ikisi de. Keşke daha erken okusaydım diyorum. Ve yazarın diğer eserleri de inşallah böyledir. Kalemi ve anlattıkları insanın yüreğinde muhakkak bir iz bırakıyor.