"Ama bir öğleden sonra içimdeki kötülük dürtüsü beni ele geçirdi ve ardından şu küçük olay meydana geldi:"
...
Hiçbir şey yapmamayı tercih eden bir insana ne kadar süre katlanabilirsiniz? Ya da tahammül sınırınız nerdedir?
İşte tüm bu soruları kendinize soracağınız son derece sıradışı bir kitap. Olayların çoğu bir hukuk bürosunda geçmekte. Kahramanımız bir avukat fakat bizi ilgilendiren onun yaşamı ya da ne ile meşgul olduğu değil. Asıl bizi ilgilendiren kahramanımızın aktardığı kadarıyla yanına yazı işlerinde yardımcı olması için aldığı dördüncü çalışanı yani kâtip Bartleby. Kim olduğu, hangi topraklarda yetiştiği bilinmeyen ve kendisine yöneltilen sorulara olumsuz cevaplar verip hiçbir şey tercih etmeyen bir karakter Katip Bartleby. Yazıhaneyi kendisi için bir yaşam alanına çeviren kimsesiz ve son derece sessiz bir adam. Istırap çeken, solgun yüzlü, sıska Bartleby için hiçbir şey önemli değil. Tek yaptığı dışarıya dair hiçbir şey göstermeyen, apartman boşluğuna bakan bir cama doğru oturup hayallere dalmak. Belki de o yaşama dair hiçbir belirti göstermezken aslında hayal dünyasında bambaşka bir hayat yaşıyordu.
Zencefilli kek ile beslenen ve bir öğün yemek yemeği tercih eden bu adamın tüm yaşamı sıradışı ve işvereni olan avukatı da en çok merak ettiren de tam olarak bu. Bambaşka huyları, kendine has cevapları, tüm insanlardan farklı kimliği ile Katip Bartleby okumaya başladığız anda tanımak isteyeceğiniz bir adam.