10/10
·520 syf.··
Beğendi
·
2019 49. kitabı
·
8 günde okudu
·
Okunma: 13 Kasım 2019 17:10
Martin Eden. İşçi sınıfına mensup, kaba saba, cahil bir genç adam. Gemilerde tayfalık yapan, çamaşırhanede çalışan, yol parası verecek durumu olmadığı için 100 kilometre yolu bisikletle gidip gelen bir karakter. Hayalini kurduğu şeylere ulaşmak için uykusundan ve başka birçok şeyden fedakarlık yapan bir insan. Jack London'ın şaheseri. Düzgün konuşmayı, oturup kalkmayı bilmeyen bir adamdan, burjuva sınıfının üstüne çıkan, onları aşan bir bilgi birikimine sahip olan ve aslında burjuva sınıfının boş insanlar kalabalığı olduğunu fark eden bir genç Martin Eden. Martin o kadar iyi kalpli ki bazen içimden şöyle söyleyip duruyordum kitabı okurken: "Be adam açlıktan öleceksin, hala başkalarını düşünüyorsun." Ama onun bir hayali vardı, ve ben dar görüşümle bu genç delikanlının içindeki ışığı çok sonra fark ettim. Belki bir babanın oğluna yapmayacağı kadar büyük iyilikleri, kan bağı olmayan Portekizli ev sahibesine yapan bir adam Martin Eden. Hayalini kurduğu şeyleri başarabileceğini en başından beri bilen, çalışkanlığına ve özgüvenine bizi hayran bırakan birisi. Martin'in altın bir kalbi var ama bize insan denen varlığın neden böyle olduğunu sorgulatıyor eser. İnsanların sizden bir çıkar elde edemediklerinde yüzünüze bakmamalarını ama en ufak bir çıkarları olduğunda etrafınızda pervane olmalarını suratımıza çarpıveriyor kitap son bölümlerinde. İnsanların ona tabiri caizse tapmasına sebep olan eserlerini, yazdığı fakat yayınlatamadığı dönemlerde açlıktan ölme durumuna gelen bir adam sadece eserlerini yayınlatabilip, şöhrete kavuştuğunda ve menfaatler ortaya çıktığında herkesin ona yemek teklif etmesi, peşinde koşturması derinden yaralıyor Martin Eden'ı. Bize de dünyanın nasıl bir yer olduğunu gösteriyor. İnsanların kişilerden çok kişinin konumuna önem verdiği gerçeğini hatırlıyoruz. Ben aynı benim, önceden neysem yine o kişiyim. Peki önceden bana tiksintiyle bakan insanlar, şimdi neden benimle beraber olmak için can atıyorlar. Diye soruyor, sorduruyor kitap. Bir arkadaşım bana "elindeki kitap hayatımda okuduğum en iyi kitap" demişti. Ben herhangi bir kitap için bu ifadeyi kullanmayı doğru bulmuyorum. Çünkü edebiyat denizinin içinde bir sürü muhteşem liman var, bunlardan sadece birini seçmek yerine güzel neresi varsa hepsine uğramalıyız hayatımızın bir bölümünde. Bazılarına tekrar tekrar gitmeliyiz, o güzelliği defalarca kez yaşamak için. İşte bu liman öyle bir liman. Teşekkürler Jack London. Her ne kadar bir roman karakteri olsa da, hissettiklerin, hatırlattıkların için teşekkürler Martin Eden.
Edebiyat
Martin EdenJack London · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 2025135,1bin okunma
··
9 Gösterim
1 Yorum
Lütfen giriş yapınız.
Kalemine yüreğine sağlık ,güzel ve objektif bir inceleme olmuş. Sende bir Martin eden ruhu görüyorum. Sen de Eczacılık yanında, edebiyat denemeleri yapabilirsin..😊😊😊