Gönderi

9/10
·256 syf.··
Beğendi
·
2019 7. kitabı
·
10 günde okudu
·
Okunma: 20 Kasım 2019 21:06
Sabahattin Ali'nin daha önce Kuyucaklı Yusuf ve Kürk Mantolu Madonna romanlarını da okumuştum ve onları da bitirsiğimde böyle etkilendiğimi bir müddet etkisinden çıkamadığımı da hatırlıyorum. Ancak İçimizdeki Şeytan bende daha farklı hisler de uyandırdı. Bunun nedeni belki diğerlerini bu kadar irdeleyerek okumamamdan, belki de onları okuduğumda yaşımın biraz daha küçük oluşundan, belki de şimdiki kadar sorgulamamamdandır... Kitaptan bir çok alıntı sa yaptım,onların haricinde altını çizdiğim birçok yer de vardı. Hepsini paylaşmaya hepsini yorumlama kalksam içinden çıkamam. Bir arkadas ortamında oturup çay eşliğinde tartışılası konular.       Her nedense bilmiyorum ama bu eserde başta kendimden kendi içimden başlayarak yakınımdakilere , oradan ülkemizde yaşayan insanlara hatta dünyaya yayılan "insan"ı sorgulatan düşüncelerde buldum kendimi.    Ömer ahh Ömer ah..:) Ömer bizim yerimize de sorguluyor birçok şeyi, kendi içinde konuşuyor hatta çatışmalar yaşıyor. Bazen zihninden gecirdikleri için kendine kızıyor,utanıyor, sorar soruyor, yanıtlıyor yahuy yanıtlayamıyor.Bir kere insanlara hayır diyemiyor. Benim yorumum Ömer tam bir insan hem iyi var Ömer'de hem kötü biraz Melek biraz Şeytan da diyebiliriz. Ömer sürekli arayış içinde halinden de memnun değil ama o berbat arkadaş çevresinden de kopamıyor, malesef ki bile bile, göre göre onların içinde kayboluyor.     Kitabın içinde geçen ve Ömer'in artık yaptıklarını şeytana mâl etmekten vazgeçtiği bölümde "Halbuki ne şeytanı azizim..." diye baslayan yerden bir parça yazmak istiyorum.    "Hiçbir şey üzerinde  düşünmeye, hatta bir parçacık durmaya alışmayan gevşek beyinlerimizle kullanmaya lüzum görmeyerek nihayet zamanla kaybettiğimiz biçare irademizle hayatta dümensiz bir sandal gibi dört tarafa savruluyor ve devrildiğimiz zaman kabahati meçhul kuvvetlerde, insan iradesinin üstündeki tesirlerde arıyoruz." Evet bu kısım şahsımca kitabın en can alicı noktasıdır. Sırf bu cümleye neler neler yazılır. Âdemoğlu dünyaya iradesiyle gelmiştir. İnsanı hayvanlardan üstün kılan onun iradesidir. Melekler iyidir fakat sadece iyidir onların insan gibi bir iradesi yoktur. İnsanoğlu iradesini iyi yönde kullanarak melekten üstün olabilir çünkü o onun iradesidir mecbur degildir ama ister ve yapar. Fakat yeri gelir bu insaniğlu nasil çamurdan topraktan yaratıldıysa ona döner . O kadar pisleşir ki iradesini o kadar kötüye kullanır ki belki şeytan bile hayret eder. Var mıdır ki şu dünyaya insandan daha fazla zarar veren? Var mıdır ki bir hayvan bir insanın insana yaptigi pisliği, eziyeti, kötülüğü yapsın? Onların iradesi yoktur yaşamak icin öldürürler yaradılışları böyledir. Başımıza kötü bir şey geldiginde yine irademizin dışındaki güçlere fazlasıyla inanırız, bir şey istedigimizde sadece isteriz malesef çabalamayız sonra nasip değilmiş der çekiliriz... ahh bitmez bizim insanımızın sorunu...   Velhasıl lafı çok uzattım farkındayım ama en büyük sorunumuz bu zihinlerimizin körelmesi yani beynini kullanmayanlar ve Allah'ın verdigi bu iradeyi kötüye kullanan insanlar. Düşünüyorum ki  gerçekten gönüllerinde güzellik cevheri olan insanlar var olduğu sürece bu dünya dönecek sonrasında zaten dünya diye bir şey kalmayacak...
İçimizdeki ŞeytanSabahattin Ali · Yapı Kredi Yayınları · 2019208,7bin okunma
·
25 Gösterim
Yorumlar
Yorum yapabilmeniz için giriş yapmanız gerekmektedir.