Gönderi

Holden Caulfeld
10/10
·208 syf.··
2019 2. kitabı
Kitabın adını ilk duyduğumda batılı bir köylü hikayesini okuyacağımı sanmıştım. Ama alakası yokmuş. Gayet şehirli, ortanın üzerinde gelire sahip bir ailenin gittiği her okuldan atılan problemli(?) ve serseri(?) oğlunun güncesini okuyorsunuz. Holden Caulfield, Serseri mi gerçekten? Eğer öyleyse böyle serseriye can kurban. Holden, akademik başarısı düşük ama duygusal zekası çok yüksek bir genç bence. Etrafındaki ailesinden, arkadaşlarına, öğretmenlerine kadar herkesin yapmacık davranmasına tahammül edemiyor o kadar. Herkesin olduğu gibi davranmasını istiyor, çukurları yüzünden veya başkalarına hoş görünmek için doğal davranmadıklarını görünce tepki gösteriyor bu da çoğu yerde tepki almasına ve okuldan atılmasına sebep oluyor. İlgi duymadığı derslere çalışmak istemiyor. İlgisini çeken şeyler ise puan getirmiyor, sözel ifade dersinde aslında konuyu dağıtan öğrencinin farklı konulara atlamasının Holden’ın baya ilgisini çekmesi gibi.Ailesine de çok düşkün. Ölen kardeşini hiç unutamıyor ve onu sevmekten vazgeçmiyor.Abisinin çok iyi bir yazar olduğunu düşünüyor. Hatta Hollywood’un onun kalitesinin altında olduğunu ve onun kalitesini düşürdüğünü düşünüyor. Bir yazarın entellektüelliği hakkında yorum yapabilecek kadar entellektüel bir çocuk bence. Çünkü sevgili serserimiz okumayı çok seviyor. Küçük kız kardeşi Phoebe’ye de çok düşkün. Onun ailenin en zekisi olduğuna inanıyor, ve onu mutlu edecek şeyler almaya bayılıyor. Anne ve babası ona karşı biraz daha anlayışlı olsalar onlara da daha düşkün olabilirdi belki.Ayrıca kızlara bakış açısı da çok değerli ve takdire şayan. Akranları gibi kızlarla ilgili sadece cinsellik üzerine konuşup durmuyor. Bilakis bunu iğrenç biliyor. O bir kızın dama oynarken taşlarını tahtanın en arkasına sırasına niçin dizdiğiyle yani ilgilendiği bir kızın iç dünyasıyla daha çok ilgileniyor. Hatta vakit geçirmek için çağırdığı kızla bile evlilik planları kuruyor, lüks içinde yaşar gideriz demiyor. “Ben çalışır, sana bakarım.” diyor. ( Onayladığımdan değil, ama masum hayaller kuruyor.)Ve geleceğe dair planları... Zengin bir ailenin oğlu sayılan Holden’in gelecekte hiç de öyle zengin olmak, lüks içinde yaşamak gibi bir derdi yok. Bir çiftlikte işçi olarak da çalışabilir, bir benzincide de. Hatta yapmacık insanlardan ve kendini ifade etmek veya edememekten o kadar sıkılmışki, insan kalabalığının içinde hiç konuşmadan dilsiz taklidi yaparak sıradan bir işçi olarak çalışmak istiyor. Hatta dilsiz biriyle evlenmek... Aslında Holden ne mi olmak istiyor ? Bir şairin şiirinde bahsettiği gibi çavdar tarlasında çocuklar oynarken düşmesinler diye uçurumun kenarında bekleyip onları tutmak istiyor. Hayatta en çok yapmak istediği şey çavdar tarlasında çocukların güvenle oynamasını sağlamak . “İşte bittim buna” Holden’ in deyimiyle.
1000Kitap
Çavdar Tarlasında ÇocuklarJ. D. Salinger · Yapı Kredi Yayınları · 202171,2bin okunma
·1 alıntı·
130 Gösterim
Yorumlar
Lütfen giriş yapınız.