·736 syf.··Beğendi
···Okunma: 30 Kasım 2019 20:05 Kitabın en sıkıntılı noktası, başrol karakterinin her alanda ileri düzeyde yetenekli olması ve karakterin duygu durumunun insanüstü bir seviyede olması. Öyle ki kitabın birçok yerinde karakterin duygu durumunu anlatıyor ve bu kısımlarda ben hikayeden adeta kopuyorum. Keza kız arkadaşını bir türlü tarif edememesi, onu tanımlayacak bir kelimenin var olmadığını ifade etmesi falan, hele ki bazı yerlerde onu tarif etmeye çalışıp cümlenin yarısında, a boş ver anlatamıyorum, demesi. Hani, diye başlayıp garip örnekler vererek tanımlamaya çalışıp yine cümlenin ortasında, olmuyor yapamıyorum, demesi. Kızı ilahi varlık yaptın be aslanım, dedirtti bana. Bu kısımların hikaye içinde sık işlenişi beni baydı. Ancak hikayedeki gizem unsuru, dünyasıyla beni oldukça etkiledi. Bundan önce hiçbir fantastik eser okuma tecrübem olmadı. Aslında Game of Thrones'In 1. kitabını bitirdim. Ancak geçenlerde GOT'ın low fantasy, diye geçtiğini öğrendim. Tam bir fantastik eseri ilk okuyuşum yani. Hayal kırıklığına uğradım. Yazarın yarattığı dünyada çok bizden şey var. Bizdekilere çok benzeyen şeyler. Kitaptaki Tehlu mevzusu çok Hristiyanlığa kaçıyor. Hatta birebir aynısı. Daha orijinal, daha aykırı, daha bilinmedik inanışlara yer verilebilirdi. GOT'daki inanışlar bana hep orijinal gelmiştir. Etkileyici bulmuşumdur. Yani kitap "iyi". Bazıları Game of Thrones'la yarıştırıyor bu kitabı. Onlara katılmıyorum. Game of Thrones'ın yanına yaklaşamaz bu kitap.