Puan vermedi·536 syf.····Okunma: 05 Aralık 2019 18:30 Uzun bir aradan sonra Dan Brown okumak benim için; hem özlediğiniz hem de, zamanında çokça gittiğiniz için sıkıldığınız bir mekanı yeniden ziyaret etmek gibi. Tamam tarzı ve olay örgüsü hızına diyecek yok ama kurgusu bir yerde, diğer kitapları ile kendini tekrar ediyor. Diğer 4 kitabında da aynı olay vardı. Prof. Langdon serisinden bahsediyorum. (İhanet Noktası seri dışı olduğu için ayrı tutuyorum.) Cehennem, Da Vinci Şifresi, Melekler ve Şeytanlar'ı bu sırayla okudum. İlkini okuduktan sonra çıkmış tüm kitaplarını aldım tabii ve artık Melekler ve Şeytanlar'a gelince 'yeter bir daha Prof. Langdon serisinden yazarsa okumam' dedim. Ve sonuç; büyük konuşmuşum. Kayıp Sembol hediye geldi ve bu kitabı da arkadaşımın övgüleriyle, özlem bir araya gelince okudum. Kabul kitap tek başına çok güzel. Nasıl ki ben Cehennem'i okuduğumda çok etkilenmişsem Başlangıç da yazarın kalemini ilk (hatta 2. bile olsa) okuyana aynı hissi verir. Ama bir noktadan sonra dini çok kullanması hatta başlıca konu yapması sıkıyor. Genelde kurgularda rahipler çok önemli bir meseleyi saklar, hatta ölüm kalım meselesi, çok önemli bir konudur bu ve suçlu gibi görünür ama olaylar birden seyir değiştirir. Olay öyle abartıldığı gibi çıkmaz ve o din adamları masum olur. Tamam gömdüm farkındayım ama bana yansıyan olay bu.
Kitapta çok ilginç bilgiler, heyecan, ters köşeler vardı. Muhteşemdi hepsi de. Gerçekten, türleri arasında çok iddialı bir kitap. Ama klasik Dan Brown tarzı. Kitapta ben, tek bir şeyde iki seçenek arasında kaldım ama diğer tüm olayların gidişatı ve ardından çıkacak kişiyi tahmin ettim. Yani kitap güzel ama benim bünyede aşırı Dan Brown yüklemesi olduğu için bana sıradan geldi. Ama benim gibi rahatsız olmayan hayranlarına 'kendinizi hazırlayın heyecan ve sürprizlerle dolu bir kitap sizi bekliyor' diyebilirim.